Archive for the 'Tayland' Category

13
May
12

Porno filmdeki figuran…

image

Porno filmdeki figüran, evet işte o benim. Diyeceksiniz genelde insanlar kendilerini başrole koyar, niye başrolü seçmedin ayrıca neden sanatsal,macera ya da polisiye film değilde porno. Sözün özüne şöyle başlamak daha aydınlatıcı olur. Ben Pattaya, Thailandda yaşıyorum yani dünyanın en büyük açık hava kerhanesinde. Burada yaşayan kadınların %85’i ya orospu ya da yeteri kadar para öderseniz sizinle yatmaya meyilli. Durum aslında sadece bayanlarla bitmiyor, buradaki erkeklerin  %40 bildiğimiz tip erkek, %10’u Emo saçlı parti boy, %35’i kırıtık ve %15’i de travesti. Ne biçim yermiş lan orası dediğinizi duyar gibi oluyorum. İşte bu yüzden kendimi porno filmdeki figüran gibi hissediyorum. Konulu filmde konu başlamadan önce sağdan soldan geçen ama aksiyon başladıktan sonra orada olmayan kişi benim. Sahil yolu boyunca bekleyen orospuların önünden geçerken düzenli olarak duymaya alıştığım  “Hello, How much ?” Sözü; figüranı olduğum porno filmin başlama gongunu duymuşum gibi hissettiriyor bana. Sadece sahil yolu değil, sahil yolunun bitiminde başlayan “Walking street”e girince karşınıza çıkan “A Go Go” barlar bu gong hissiyatının bittiğini ve bir sonraki aşamaya geçildiğini anlatan birer sinyal gibi. A Go Go basit olarak striptiz klübüne benzesede normalde sitriptiz klübünde kızlar giyinik çıkar ve dansederek image çıplak kalmayacak şekilde kıyafetlerini çıkarırlar. Tabi a go go da öyle değil, ben size ne diyorum, ben porno filmde figüranım diyorum, o yüzden a go go ları striptiz barlardan ayıran iki özellik var. Burada kapıdan girdiğiniz anda tamamen çıplak kızlarla karşılaşıyor olmanız , tamamen çıplak derken üstlerinde sadece 4 parmak genişliğinde bir etekleri var ve içki koyduğunuz masanın üstünde dansediyorlar. Şimdi ikinci özelliğe gelirsek a go go ile striptiz klübü birbirinden ayıran, a go go dan kızları kısa süreli veya tüm gecelik para karşılığı kiralayabiliyorsunuz. Kaç tane istiyorsanız… İşte ben bu yüzden porno filmdeki figüranım. İçkinizi içtiniz eve ya da otele gitmek istemiyorsunuz bara ya da club’a girdiniz. Beğendiğiniz bir kız olursa birşeyler ısmarlayıp geceyi birlikte geçirmek için pazarlık yapabilirsiniz. Pazarlık her zaman yapın :) Gittiğiniz mekanlarda birilerini beğenemediniz ya da yeteri kadar içmediniz, otele yürüyerek dönerken sigara ve soğuk alkollü içki almak için 7/11’a girdiniz. Bir baktınız hoş bir hatunda tek başına alışveris yapıyor. Hemen yanaşıp “Hello mello” dedikten sonra birseyler icelim mi gibi klişe bir cümle ile giriş yaptıktan sonra hatun evet derse bu geceyi sizle gecirip geçirmeyeceğini sorabilirsiniz. Tabi para karşılığı. İşte ben böyle bir yerde yaşıyorum ve unoffical mesleğim porno filmdeki figüranlık. Bu arada erkekler için yazılmış bir yazi gibi görünse de aslında cinsiyet farketmez. Paranız varsa kız olmanız onlar için sorun teşkil etmiyor ve bu hizmetleri günün 24 saati alabilrsiniz.  Dünyanın en çılgın şehrinden sevgilerle Nif :]

Walter Scott demiş ki: ” Paranın öldürdüğü ruh, kılıcın öldürdüğü bedenden fazladır. ”

Daha Fazla Bilgi için Tıkla

30
Haz
11

İlk Defa Taylandda Gördüklerim…

Bunları nasıl sıralayacağımı hiç bilemedim Karma karışık bir şekilde verecem…

*Biraya buz atmak : Adamlar Biraya Buz Atıyore yaw… İlk önce anlayamadım, buranın Hong Thong diye bir Rom’u var o zannettim ama bira olduğunu görünce kafayı sıyırdım… Genelde Thaililer yapıyor olsada Bir Almanıda böyle Buzlu Bira içerken iğrenerek izledim…

*Redbull Bira : Bunu sadece 1 Thailide gördüm yaygın olmadığını umuyorum…

*Zehir gibi acı : Bu hani bizi adananalılar acı yiyor, yok diyarbakırın acısı falan demeyin… Tüm Doğu Anadoluyu toplayın, işte orada yenen acıyı burada adamlar BİR (Rakamla 1) günde yiyorlar.. Kızın çorbasına koyduğu acı yan masadan benim gözümü yakıyor… Bangkokta yanlışlıkla denedim, başım döndü lan o nasıl birşey… Bu insanlar kendilerine neden bu kadar acı çektiriyor… Acı koymadan yiyemiyorlarmış… Ohaaa… :D

*Herşeyin Micro boyu : Herşeyin ama herşeyin micro boyunu bulabiliyorsunuz derken şaka yapmıyorum…

Şampuan, saç kremi, cola, kahve, tuz :D aklıma gelmedi ama tek tuvalet kağıdı ve tek sigara ve tek shot içki alabileceğin bir farket bile var :D

*Yaşlılar : Pattaya için konuşuyorum buranın yaş ortalaması 80 :D Kendimi huzur evi bahçesinde gibi

hissediyordum ama bu amcaların ne kadar enerjik olabileceklerine şahit oldum :D

*Tuk Tuk : 2 Türü var… Bangkoktaolan Motordan bozma olanlar ki Bangkoka giderseniz kesin binin ama fazla binmeyin istanbul trafiği gibi sıkışık trafikte ekzost dumanı koklamak istemezsiniz :D Diğeri ise Pattayada olan Isızu kamyonetten bozma dolmuş tuktuk :D 10 Baht (0.5 tl) karşılığında sizi uzun uzun götürür :D Yağmur yağınca garip oluyor ama hep efil efil seyehat ediyorsunuz :D

*Açıkta duran etler : Cız Cızcılar olsun tüm etler açıkta… Nasıl oluyor da bir kişi bile zehirlenmiyor ya da

midesini bozmuyor… Garip çok sık tüketmemekle beraber Club çıkışı dayanamayıp bende yiyorum evet itiraf ediyorum bende yiyorum :D

*Yolda Böcek satan adamlar : Kamboçyaya özgü sakın ıyyy demeyin Kamboçya ya hükmeden Pol Pot adında bir şerefsiz dikdatör halkı günlük bir tabak piriç veriyormuş sadece… İnsanlar açlıktan böyle bir yöntem geliştirmişler… Yokluktan… Siz yemeyebilirsiniz ama sakın aşşalamayın… Rejim yıkılmasının üstünde çok yıllar geçmediğinden alışkanlıklar devam ediyor ama genelde Kamboçyalılar yiyorlar…

*Döner kebab satan fikirsizler : Derken Burada Thaililerin ve diğer milletlerden gelenlerin işlettiği Döner tezgahları var… Genelde tavuk döner… Bu adamlar hayatlarında döner görmeden döner kebab satan adamlar halinde otomatiğe bağlanmış bunları satıyorlar… Sıhhi hiçbir yanı olmadığı için tadına bakmak nasip olmadı aman olmasında :D

*Dansedemeyen kızlar : Go Go barlarının girişinde dansedemeyen kızlar koymuşlar… Dansedemeyen diyorum çünkü gerçekten dansedemiyorlar… Bunları köylerinden getirmişler kızlar böyle müziği ilk defa duyunca ne yapmaları gerektiği hakkında hiçbir fikirleri yok o yüzden kıvırmayla sarsılma, titremeyle sallanma arası garip hareketler yaparak çalkalanıyorlar :D

*Her adım Başı Yemekçi : Bu Thailandda 100 dükkandan 90’ı yemek satıyor ve Thaililerin yarısını yemek yerken görebilirsin… Ya yemek satıyorlar ya yemek yiyorlar sanki başka şansları yok :D

*7/11(seven eleven): Thailandın en sevdiğim şeylerinden biri…. Market zinciri ama her köşe başındalar… İnanamazsınız her yerde aynı sokakta 2 tane aynı caddede 30 tane olabilir…  Her türlü günlük ihtiyaçlarınızı karşılayabileceğiniz 24 saat açık olan marketler… Bu market tarzını çok beğendim… İçki de alabilirsin Sossisli de , Buzda alabilirsin, sıcak kahvede, şampuanda :D Güzel sistem :D

*Köpekbalığı yüzgeci ve Bird Nest : Çinliler akıllarını şeyleriyle bozmuşlar :D Köpek balığı yüzgecinden çorba yapıyorlar ve gramla satıyorlar… Pahalı birde… Bir işe yaradığını düşünmesemde bunu içiyorlar… Bird Nest çorbası ve ondan üretilen bir içecek satıyorlar mini kavanozlar içinde… Tam olarak ne işe yaradığını bilmesemde sizin için içip deneyecem evet evet bunu yapacam :D

*Bir dolu garip meyva ve sarı karpuz : Biz en çok aralarında Lamut diye kahveli meyva diyoruz,onu sevdik :S Durian durian dediler ama hiç beğenmedim…  Ben hepsini anlatmayacam tek tek deneyin :D ama yuvarlak ve avuç içine sığacak kadar olanlardan uzak durun, onların içi hep aynı uzak durun bize tatsız geldi en iyi 3 dersek Lamut (La-mood), Mango ve Pomelo (Portakal ve Greyfrut karışımı). En güzel yanı ise sokaklarda Meyva satıcıları var her tarafta ve karpuzun çekirdeğini bile çıkarıyorlar, hazırlanmasını gerekenleri hazırlayıp elinize veriyorlar :D

*Bu kadar çok Rus : gelen turistlerin %40’ı rusmuş oha dedim antalyadan daha fazla turist var burada :D

*Hello kittyli Crocks : Aslında Burada Herşeyin hello Kittylisi var :D Sadece Crocks değil Motorsikletin bile Kittylisi var…

*Yol boyu Orospu : Beach Road Ortalama uzunluğu 6-7 km olan bir yol ve başından Walking Streetin girişine kadar yol boyu bekleyen Orospuları görebilir ve pazarlık yapabilirsiniz… Erkek Orospularda var ama işlevlerini anlamadım :DDDD

*Sabah altıda yemek yiyen insanlar : Heryede yanan mangallar, çubukların ucunda kedibalıkları, Domuz şişleri, tavuk kanatları…

*Sky Train : Metronun üstten giden versiyonu… İstanbula yapsalar trafik sorunu kalmaz… Tüm şehri üstten geçebilirsiniz… harika…

*Sirocco Sky Bar (Lebua Otel) : Bir Otel düşünün 63 katında bir sky bar var… offf fena hava koşulları müsait olursa tün Bangkokun gece ışıklarını izleyerek içkilerinizi yudumlayabileceğiniz Bangkoktaki nadide yerlerden :D

*Mutfağı olmayan evler : Thaililer evde yemek yemedikleri için evlerde mutfak yok… illa isteyen balkona sokağa bir tüp atıp üstünde pişiriyorlar…

*Kaşığa koymak için çatal kullanmak : İlk gördüğümde garipsemiştim… Mesela biz Noddle’ı çatala sarar yeriz, Thaililer o sardıkları noddle’ı kaşığa koyuyorlar… Ne yerlerse yesinler çatalı kaşığa koymak için kullanıyorlar…

*Şekerli mayonez ve yiyecekler : Bunlar akıllarının şekerle ve acıyla bozmuşlar… Mayonezleri şekerli, ekmekleri şekerli, Yengeçli ve sosisli poğaçamsı şeylerin üstüne bile şeker döküyorlar ve hatta ve hatta Yeşil mangonun yanına Şekerli biber veriyorlarki garip… Sadece garip….

*Teknoloji merkezinde kola standı : Teknosa ya da Mediamarkt gibi bir yerden kola alıp gezerken içebilirsiniz :D Kola dolabı var alla alla :D

29
Nis
11

Bangkok… Tapınaklar Şehri…

Bangkok turuna hoş geldiniz…  Tabi ilk önce uzun bir ucak yolcuğundan sonra havaalanından kurtulup otelinize yerleşmeniz lazım… Biz bunun için taksiyi seçtik yorgunluktan dolayı ama diğer seçenek olarak bizdeki havaşa benzer servislerle şehre gidebilirsiniz… Hepsi 1. kattan kalkmaktadır… Otabüsün ücretini bilmiyorum ama taksiye fiş alarak bineceksiniz. Biz Uzak olan Sukumvit road bölgesine 400 baht + 60 baht Otoban ücreti (girmeyedebilirsin) ile 460 baht yani 23 tl karşışığında gittik. Sabah olmasına rağmen Bangkokun havası Chao Phraya nehrinden dolayı çok nemli ve basıktı ama kısa sürede alışıyorsunuz…

Neyse gezi planımızı yaparken Lonely Planet Thailand kitabından yararlandık… Sizde bir tane edinirseniz gerçekten çok faydası oluyor… Şimdi turumuza başlayalım… ilk olarak kesinlikle gidilmesi gereken tapınaklar ve sarayla başlayalım…

Grand Palace & Emerald Buddha ya gidin ilk önce… Biz öyle yapmasak da siz öyle yapın ve en önemlisinden başlayın…

Önemli Not: Tapınaklara Pantalonla gidin yoksa içeri giremeyebilirsiniz… !!! Kadınlarda çok açık giyilmemesi tavsiye edilir… T-Shirt  ve Pantolon idealdir…

*Grand Palas çok geniş bir arazi üzerine kurulmuş Thai stili binalar ve ana saray binasından ve en önemlisi Emerald Buddhanında içinde bulunduğu gayet komplex bir yapıdır…Uzun uzun gezebileceğiniz, böyle yapılardan ve duvar resimlerinden keyif alıyorsanız bir gününüzü keyifle harcıyabileceğiniz Bangkoktaki bir numaralı tarihi yer ! Giriş ücreti 300 baht (15tl veya 10$) Tekrar hatırlatalım kıyafetlerinize dikkat edin….

*Wat Pho (Reclining Buddha ya da Sleeping Buddha) gideceğiniz ikinci adresiniz… 46 metre uzunluğunda 15 metre yüksekliğinde altın bir Buddha heykeli bulunmakta… İhtişamı ve duruşu sizi  hayret içinde bırakacak, kesinlikle gidilmesi gereken bir Temple… Bangkokun en eski ve en büyük tapınağı… Aslında çok anlatabileceğim bir şey yok görülmesi gerekiyor… Diğer heykellere hasta oldum :D

*Wat Arun... İşte burayı çok sevdim. Yükseklik, dik ve dev basamaklardan korkmuyorsanız kesinlikle bu yapının üstüne çıkmalısınız… Chao Phraya nehrini ve Wat pho yu görebilirsiniz. Nadide bir mimariyle yapılmış çok görkemli bir eser… Buraya Chao Phraya nehri üstündeki Tha Tien Pier den 3baht karşılığında karşıya geçebilirsiniz.

*Golden Mount… İşte Bangkoku tepeden muhteşem manzarasını görebileceğiniz bir yer. Normalde Temple ama Temple kısmı beni pek tatmin etmesede oraya kısa tırmanış ve manzara süper…Bize söylenene göre güneş batarken Golden Mountdan süper görünüyormuş ama biz o saatlere yetişemedik.

*Golden Buddha… 190 milyon dolar değerinde 5.5 ton altından yapılmış dev buddha… Gerçekten çok görkemli bir Temple… Biz sıcaktan Temple içinde baya uzun bir serinleme gerçekleştirdik… Huzur dolu yarım saat geçirdik 5.5 tonluk Altın Buddhayla… Gidin görün pişman olmayacaksınız.

Biz size sadece 5 önemli tapınağı tanıttık. Bangkok tapınaklar diyarı bir şehir… Daha fazlasını kendiniz arayıp bulabilirsiniz bize 6-7  tanesi yettide arttı bile. Bunlara gidin görün yoksa Bangkoka gelmiş sayılmazsınız.

2.Bölümümüzde ise Bangkokta  görmeniz gereken diğer yerleri tanıtacaz…

*Jim Thompson’s House biraz arada kalıyor ama kolayca bulabilirsiniz.

Bu kimdir derseniz Efsanevi Amerikan ipek Tüccarı… Evinde ne yapacam bu herifin derseniz, Gidin görün… Biraz serinler ve biraz bahçesinde nefes alırsınız… Ev bozulmadan korunmuş ve içinde kullanılan tüm eşyalarla muhafaza edilmiş bir ev… ama  ben en çok bahçedeki havuzun içinde karidesle beslenen dev balık ve kaplumbağalara bayıldım…

*Lumphini Park… Sıcak sizi yaktı kavurdu… İşte size yayılabileceğiniz yapay gölü olan bir park… Biz gittik 2 içecek alıp biraz yürüdük ve yayıldıp serinledik… Yenilenip gezmeye tekrar koyulduk… Bangkokun ortasında güzel bir kaçamak…

*Lebua Hotel (Sirocco & Sky Bar)… Kesinlikle ve kesinlikle paranıza kıyın ve gidin… State towerda bulunan lebua hotelin 63. katında  bulunan Sirocco & Sky Bar gibi bir bar görmediniz…Hava şartları elverişli olursa Bangkok ayaklarınız altında…. Chao Phraya Nehri, Şehrin ışıklarıyla parlıyor Kehribar gibi parlıyor… Havada hafif bir esinti ve içkinizden aldığınız ufak yudumlar… Dikkat biraz pahalı ama verilmeyecek ücretler değil. İçkiler 400Baht (20tl) den başlıyor.

Şimdi sırada gidilmesi gereken Bölgeler ve Caddeler var… Akşam yemekleriniz olsun, etkinlikleriniz olsun ya da laf olsun diye gidip görülmesi gereken yerler…

*China Town (Yaowarat Street)… İşte yemek burada yenir ama her yerinde değil… Kuş Yuvası (Bird Nest) çorbası veya Köpek balığı yüzgeci çorbası arıyorsanız doğru yerdesiniz ama deniz ürünleri yapan yerler çok ama çok leziz yapıyorlar… Oturun ve King Prawnların, Mavi Yengeçlerin keyfini çıkarın… Yemek siparişi verirken acısız istediğinizi belirtmeyi unutmayın. Biz 2 akşam yemeğimizi burada yedik ve tabiki Tiger Prawnları ve mavi yengeçleri götürdüm… Prawnları Grill olarak tercih ediyorum ama mavi yengeci Curryli yapıyorlar  işte o çok fena güzel birşey ama çok fazla yengeç eti yiyebileceğinizi düşünmeyin ama prawn’a doyacaksınız. 2 kişi ortalama 700baht (35tl) arası tutuyor hatırlatalım… Verdiğiniz paranın karşılığını alıyorsunuz :D

*Siam Square (Siam Paragon)… Al sana dev gibi bir alışveriş merkezi ve aynı zamandan zannedersem buzhane :D Klimaların bir binayı hiç bu kadar soğuttuğunu görmemiştim hatta düşünmemiştim. Aradığınız hemen hemen herşeyi tüm ünlü markaları burada bulabilirsiniz… Hatta Lamborgini mağzasından araba bile satın alabilirsiniz ama direksiyonun sağda olduğunu unutmayın :D

*Patpong Night Bazaar… İlk defa Bangkokta yankesici tarafından kalabalıkta burada çarpılmaya çalıştılar ama hızlı farkettim… Kalabalıkta ceplerinize ve çantanıza dikkat edin. Onun dışında gece kurulan bir pazar var, ancak önemli kılan kısım pazardaki süper t-shirtler ve  çantalar değil pazarın etrafında bulunan Go Go Barlardır… Striptiz, çekik gözlü fantezileriniz varsa gidin ama dikkatli olun… Katta ve ya içerisi görünmeyen yerlere girmemeye çalışın…

*Chao Phraya… Nehir gezisi yapın ama bizden size tavsiye etrafta nehir gezisi yapan yerler 1000-3000 Baht arası para istiyorlar… Öyle çok önemli birşeyde yapmıyorlar. Biz direk pierden (iskeleden) nehirde aşağı yukarı taşıma yapan süper hızlı kocaman tekneler var onlarla turumuzu kendimiz yaptık… 2 kişi 200 baht’a bile mal olmamıştır. 1 saatiniizi ayırın bir aşağı bir yukarı gezin Chao Phrayada :D

Ulaşımda ne kullandık

Genelde Sky Train (Bizdeki metro gibi ama yukardan gideni) ve taksi kullandık… Sky Train için 15 binişlik bilet ve Sky Train duraklarında bulunan ücretsiz haritayla tüm Bangkoku gezdik… Taksi sudan ucuz ama taksimetre açtırmayı unutmayın… Tuk Tuk denen küçük motorlu ulaşım araçlarını tercih etmedik. Biraz pahalı ve trafikte egzost kokluyorsunuz ama en az bir kez de olsa binin. Keyfi ayrı…. Onlarda Goverment (Devlet) Tuk Tukları var çok ucuzlar ama ayrımını yapamadık  pek… Goverment tuk tuk şöförleri ayrı bir forma gibi bir mavi bir kıyafet giyiyor ama görmek ve ayırt etmek pek mümkün değil…

Uyarılar….

Kesinlikle Sky Train’e binecekseniz uzun kollu birşeyler yanınıza alın…. Bangkokta kapıdan girilen heryerde inanılmaz bir soğuk var… Klima kullanımında sınır yok aman dikkat hasta olarak geçirmeyin tatili…

Taksiye binince taksimetre açtırmayı unutmayın…

Tuk Tuk pahalı ama pazarlık yapın ve binmeden dönmeyin

Hiçbirşeyi pazarlık yapmadan almayın… Dönün gidin o zaman istediğiniz fiyat ya da  yakın bir fiyata alabilirsiniz…

Yemekler çok acı, sipariş verirken acısız olmasını istediğinizi söylemeyi unutmayın… Ben acı yerim demeyin en son iddialaştığımdan yemek yerken başım dönüyordu acıdan….

7/11 lar marketleri 24 saat açıktır buralarda aradığınız birçok şeyi bulabilirsiniz… Tostları güzel alın atıştırma olarak kullanabilirsiniz…

Meyva satıcılarından meyva alın yiyin, hem ucuz hemde çok lezzetli… 10-20 Baht

Bangkok herşeyiyle keyifli bir şehir… Görülmesi ve gidilmesi gereken bir çok yer var. Uyumayan bir şehir sabah altında bile akıcı bir trafik görebilirsiniz… Türkiyedeki gibi kahvaltılar bulamayacaksınız kendiniz hazırlayın.

Biz gitmedik ama siz gidin…

Bangkok Under Water World (1000 Baht) (Siam Paragonda)

National Museum

Supper Club

Floating Market

Zamanımız kalmadı yetiştiremedik… Sizin enerjiniz ve zamanınız olursa kaçırmayın :D Cep telefonumda bir sorun olduğu için fotoğrafların bir kısmı silindi…. Bunlar Kurtarabildiklerim. Fotoğraf albümünü görmek için Tıklayın :D

Pattayada yaşıyoruz artık… Thailandla ilgili herhangi bir sorunuz olursa çekinmeden sorabilirsiniz….

08
Mar
11

Türkü Türk Yapan Şey… Laf Atmak.

Bir Hafta Bangkok ardından onbeş gündür Pattayadayız, şimdiye kadar hiç kız arkadaşımı rahatsız eden bir durum olmamıştı… Ta ki Pattayada Central Festival alışveriş merkezinde bir Türk(Bizden biri) kız arkadaşımı görüp laf atana kadar… Söylediği çok önemli bir şey değildi ama nerdeyse yirmi gündür rahat rahat gezerken Kıronun biri çıktı ve bizdendi…  Bu güzel bir durum değil, burada Türkler bir bakışta nasıl seçiliyor bilemezsiniz… Ya kösele ayakkabı giyerler, ya şortun altına uzun çorapla terlik veya sandalet, ya yiyecek gibi karılara bakarlar ve tek konuştukları şey am, göt muhabbetidir… Sende yerin dibine geçirdin diyeceksin Türkleri ama benim geçirmeme gerek bile yok, onlar buraya gelmeden de geçmiş durumdaydılar… Bir milletin erkeklerinin tek düşüncesi am, göt mü olur… Benzin olmuş 4.17 tl ses çıkarmazlar… Ekmeğe zam gelir ses çıkarmazlar… ama iş karı kız işine gelince yaptıkları her harcama gözlerine batar…. Ülke elden gidiyor yakında benzini bile göremeyeceksiniz hala am, göt peşindesiniz… Şöyle kaldırın başınızı da bi sağa sola bakın, belki karı kızdan daha önemli birşeyler vardır dışarda… Hayat sizin sandığınız gibi birşey değil….

Robert Soutby demiş ki: “Görünene göre karar verenler, ne kadar az şey gördüklerini bilmeyenlerdir.”




Twitterdan Takip Et

  • kendimi muzige biraktigimda gittigim yerlere sizi de goturmek isterim. kendimi daha acik ifade edebilecegim bi yer yok cunku. 3 months ago

Enter your email address to subscribe to this blog and receive notifications of new posts by email.

Diğer 1.440 takipçiye katılın

Blog Stats

  • 77,400 hits