Archive for the 'Rakı' Category

08
May
10

Çilingir Sofrasında Meşk…

Bu yazının tek amacı alkolle sanatın bütünlüğünü devri aleme göstermek…  Bu Yazıya Rakı Duasıyla başlayalım. Kadehleri kaldıralım ve…

“İçelim, ab-ı hayat neşe versin bedene allah rahmet eylesin rakıyı icat edene artsın eksilmesin, taşsın dökülmesin allah bizi meyhanesiz memlekete düşürmesin”
“AMİİİİİİİİİİNNNNNN”
Naralarıyla başlar güzel bir rakı-roka muhabbeti. Kanatlar mangalda pişer, masada ezine ve tulum peyniri, paprika, haydari, ananas (deneyin ııığğ iğrenç demeyin retro meze), çay… Çay’ı ben su yerine rakının yanıda içerim, galiba gizli adanalılık var damarlarımda… Bir yudum daha rakıdan çeker ve yeteri kadar içtikten sonra şu dizeler dökülür dudaklarımdan…

Sarhoşum…

Sarhoşum…
Sarhoş.

Caddenin Göbeğine Oturmuşum,
Aklıma Eserse Sırt Üstü Yatabilirim
Nara Atabilirim,
Kem Gözler Umrumda Değil,
Ben Kendi Gözlerimden Kurtulmuşum…

Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun güzel dizeleri, ne zaman içsem kafam kıyak olsa hemen bu dizeler aklıma gelir… Bir off çektirir içen herkese… ama hüzünlendirmez, masadaki keyfi asla kaçırtmaz… ve gecenin ilerleyen saatlerinde dilin kemiği yok Neyzen Tevfik gelir oturur masaya şu dizeleriyle…

Be Hey Dürzü

Ne ararsin TANRI ile aramda!…
Sen kimsin ki orucumu sorarsin?
Hakikaten gözün yoksa haramda
Basi açiga niye türban sorarsin?

Raki, sarap içiyorsam sana ne.
Yoksa sana bir zararim, içerim.
Ikimiz de gelsek kildan köprüye,
Ben dürüstsem sarhosken de geçerim

Esir iken mümkün müdür ibadet?
Yatip kalkip ATATÜRK’e dua et.
Senin gibi dürzülerin yüzünden,
Dininden de soguyacak bu millet

Isgaldeki hali sakin unutma.
ATATÜRK’e dil uzatma sebepsiz.
Sen anandan yine çikardin amma
Baban kimdi bilemezdin serefsiz.

Şerefsiz kısmını bağırdıktan sonra rakıdan bir yudum daha alıp masaya yavaşça çarparsın kadehi… Çoşkunu kimse durduramaz… Sonra küfürler tektek savrulur sağa, sola :D Selanik kadehleri çıkar, 2 tur hızlı selanik kadehiyle dönersin , bizde adettendir Yeni yetmeler ve kız çocukları için değildir… Necip Mirkelam oğlunun dediği gibi…

Eşek içince zırlar,
Köpek içerse hırlar
Kedi içse tırmalar,
İnsanlar’adır rakı.

Al kadehi eline,
Dokun gönül teline,
Muhabbet alemine,
Bir merhabadır rakı.

Adabı, erkanı var,
Zamanı mekanı var,
Kimin ki iz’anı var,
O na şifadır rakı.

Gönül dargınlarına,
Vefa kırgınlarına,
Hayat yorgunlarına,
Haza devadır rakı.

Mirkelamoğlu der ki:
Had bilmezsen eğer ki,
Öyle rüsva eder ki,
Başa beladır rakı.

Masadan kalkmadan Nazım’ı hatırlayalım… Kimler için olduğunu Necip Mirkelamdan öğrendik,  Nasıl içileceğini Nazım anlatsın…

Nazım Hikmet demiş ki “RAKI !!!  Bu meret öyle bir merettir ki, acıyla içilir, tatlıyla içilir, neşeyle içilir, ağlayarak içilir, kavunla içilir, peynirle içilir, ikisi beraber çok güzel içilir yemekle içilir, mezeyle içilir, suyla içilir, susuz içilir, sodayla içilir, şalgamla içilir. Ama işte,bir tek salakla içilmez. … ”

Son olarak Atatürk Neyzen Tevfik’i Çağırmış iyi içiyor diye…

Hal hatır sorduktan sonra, “iyi içermişsin sen Tevfik bir isteğin var mı ?” demiş

Neyzen demiş ki, “Paşam Karnım biraz aç. Bir kilo rakı ,  bir somun ekmek ve bir tencere istiyorum” demiş

Paşa şaşırdıktan sonra istediğini yerine getirtmiş,

Neyzen bir kilo rakıyı tencereye döküp, üstüne ekmek doğramış,

ve çala kaşık yerken paşada şaşkınlıkla Neyzeni izlemiş.

Neyzen bitirince “Paşam şimdi karnım doydu içmeye başlayabiliriz” demiş

İçtik güzelce tüm gece, Allah rahatlık versin herkese….

05
Oca
10

Gece Saçmalamaları !

Hayatım boyunca uyuma konusunda hiç başarılı değilim !!! Hatta kota verselerdi kesin National’in altında kalırdım :D Neyse gece gece uyuma üzerine pazarlama stratejileriyle ilgili şeyler yazmayacam tabiki… Kafam karman çorman olunca 10 aç kurt kadar uykusuz oluyorum. Beynimse tam bir kurt sürüsü gibi iz sürüyor. Avı belirliyor, taktiği seçiyor, mini simülasyonlarla sonuca varıyor yok beğenmiyor yeni taktikler yeni simülasyonlar falan derken bir türlü avı yakalayamadan güneş doğuyor. Hep insomnia olduğumu düşünürdüm ama insomnia bir hastalıktır… Benimkisi ise hastalıktan öte beynim sorunu çözmeden uyumak istemiyor. İşim kötü tarafı geceleri pek seviyor… uykuyu hiiiiiç sevmiyor. Fazla ıvır zıvır konuları düşünen bir adam olduğumu düşünmeye başladım. Herkesin büyük dertleri vardır benimde var haliyle yenileride her geçen gün eklensede bunlar uykumu kaçıran kısmın %50-60lık kısmını oluşturuyor. Gerisini bagaja mont koyacaktım koymadıydım da, yok eve temizlik malzemesi alacam ne alsama kadar gidiyor… Bıdık şeyler yani ! ama beynim nasıl bir takıntılı orospu çocuğuysa oto boka takılmadan her gece uykularımı piç etmeden geceyi bana geçirtmiyor… Onu durdurabilen tek şey alkol. Dayıyorum bazen çıtı çıkmıyor geceleri :D Onun çıkmıyor ama karaciğer bu sefer küfrediyor deli gibi ! Karaciğerle beynim arasında bir seçim yapmam lazım galiba…. Karaciğer nakli yapılabildiğine göre onu feda edebilirim gibime geliyor. Onun dışında enginar hapıyla falan gittiği yere kadar koruruz sonra bir operasyon şart olacak gibi… Ameliyat masasında ben kazandım diyen bir beyinle artık nah içersin diyen bir karaciğerle kalmak istemem :DOnun dışında konudan konuya atlamak gerekirse yazma dürtüm hep geceleri geliyor. Telefona sesli aldığım notlar kesmediği zamanlar laptop kucağımda battaniye sırtımda üşümemek için laptopun ısısından fayda arayarak yazmaya ve not almaya başlıyorum. Beynim düşünmekten sıkılınca, yazma moduna geçiyor. S.kerim böyle aşkın ızdırabını diyip en iyisi bende kafayı dağıtayım diyor dürtükleyerek bilgisayarın başına otutturuyor, işin kötü yanı kontrol onda olunca ben yapmam diyemiyorsun ve beraber yazı yazmaya başlıyorsunuz. Evet size beynimi şikayet ediyorum… ona sinir oluyor :D umarım yazdıklarımı okumaz :D Neyse Edward mı gelir ısırır yoksa aileden başkasımı gelsin ısırsında wampir olayım artık. Bu kadar uykusuzluktan sonra hak ediyorum galiba :D

28
Ara
09

Nasıl Girersen Öyle Gidermiş !

Yeni yıla abuk subuk girdiğim yıllar oldu… adam akıllı girdiğim sene sayısı fazla yoktur bu sene nasıl geçecek bakalım. Sene sıralaması olmadan, tahmini kronolojiye koyduğum yılbaşı gecelerinden bahsedecem.

  • Üniversite yılları o zaman sevgilim yok evde tek başıma girecekken okuldan bir kız arkadaşımı aradım ya da o beni aradı tam olarak hatırlamıyorum… Anlayacağınız şuursuz bir gündü, O da yalnız girecekmiş beraber geçirelim dedik. Neyse evinden aldım, kızılaya indik. Elimizde biralar içip dolaşırken, o zamanlarda yeni işi bıraktığım şirketten 2 kız 1 erkekle karşılaştık… Kimsenin planı olmadığı için kızlardan birinin evine gitme kararı aldık. Alkol stokunu fulledikten sonra batıkentteki bekar evine gittik. Ev ev değil ahırdan bir parmak ötede. Neyse hoşbeş muhabbet falan. Kızlardan birinin sevgilisi yanında diğer kızdan da o şirkette çalışırken ben hoşlanıyordum. Hoşlandığım kızla hafiften yaklaşmalar -ben alkolün etkisiyle tavşan gibi sekiyorum- Neyse geceyi tek oda da geçirdikten sonra yatmaya karar verdik. Kız odasının yanında ki oda da (duvarları bitişik ve bitişik duvarada kızın yatak bitişik) bize yer yatağı hazırladı. Ben 2 kızın arasında yatıyorum ama alkolün etkisi ve hoşlandığım kızın yanımda olmasının verdiği etkiyle uyumuyorum -uyuyamıyorum-. Neyse yan odada ki kızla erkek sevişmeye başladılar ama sanki yanımızda sevişiyorlar… Tavşan gibi maşallah :D Offf böyle işkence olmaz olsun :D Neyse kafamın iyi olması, yan odadaki aksiyon beni harekete geçirdi ve hoşlandığım kıza aksiyon yaptım. oda bana boş değilmiş (Mod : Nuri Alço) İşin kötü tarafı sol tarafımda hoşlandığım kız sağ tarafımda sınıf arkadaşım kız -ki bana aşıkmış sonradan öğrendim- yatıyor ama biz kızla sevişiyoruz ve diğer kızın uyuduğunu düşünüyoruz. Sabah 6 olupta hadi ben eve gidiyorum diye kalkınca öyle olmadığını farkettik. Utanılacak bişeydi ama bu kadar heyecanlı olabilir… Spontan oluşan ama güzel geçirdiğim yılbaşlarından biridir :D Nasıl Girersen öyle gider kısmına gelirsek o sene kızla ayrıldık, ben okulu uzattım onun yüzünden ve yeni yıla girdiğim kadar heyecanlı bir yıl olmadı hatırladığım kadarıyla :D
  • Seneyi yine hatırlamasam da üniversite yılları diyelim 5.5 senede bitirdiğim için üniversite yaşantım uzun sürdü :D Bir sevgilim var o yılarda böyle Aysu Kayacı gibin bişey sülün gibi üniversiteye yeni düşmüş çıtırlardan :D ama gelirken beynini memlekette unutmuş.. Benim bekar evinde yeni yıla girmek için toparlandık. Neyse pek sallanacak bir gece değil ama bu kız içti içti içti sonra bağırmaya başladı ” Ne zaman Bastırıyoruzzzz, Ne zaman Bastırıyoruzzzzzz….” diye Ben şaşkına dönmüş ve anlamamış bir şekilde “Neyi Bastırıyoruz” dedim. Kız düğün davetiyesini demez mi ! Kafamdan kaynar sular hatta kaynar yağlar döküldü ve surların dibinde kafasına kızgın yağ dökülmüş Bizans askeri gibi sersemledim… Meğerse kız o zamana kadar kimseyle öpüşmemiş ve ben ilk erkek arkadaşı ve ilk öpüştüğü adam olmuşmuşum :S Sonra motoru açtı ama bende hasarı çoktur :D Nasıl girersen öyle gider kısmına gelirsek… O sene kızdan ayrıldım, kafasına cep telefonu fırlatmak suretiyle… Bastırmadığımız için şanslı hissettim ve yılbaşı gecesi gibi pek sallanacak bir yıl olmadı !
  • Neyse yine üniversite yılları. O zaman bir sevgilim var yine… Nereye gidelim muhabbeti oldu. Bende kızılayda Eski Limon vardı şimdi kapatıldı ama başka bişey oldu, neyse oraya gidelim dedim. Yılbaşında limonun programı söyleydi. Açılış Manga daha sonra Grup 84 kapanıştada Çilekeş. Ünlü olacak herkes oradaydı! Süper olmuştu. Tüm grupları bir gecede dinleyebilmek, ucuz bira, kafalar dümdüz, yanında sevgilin, yeniyıl falan süperdi. Kız arkadaşım tuvalete gittiğinde bana asılan hatunlar, ben tuvalete gittiğimde peşimden gelen kafası iyi hatunlar derken baya aksiyonluydu… ama birde kimle karşılaşalım. Eski sevgilim :S tabi benim hatun mod’u cinnete çekti. Bende huzursuz olunca başka bir mekana geçtik. Huzurlu mutluyuz içiyoruz müzik güzel derken benim eski hatunu tekrar görmezmiyim. Alkolün etkisiyle halüsinasyon görüyorum ya da kabus görüyorum zannettim. Milli piyango biletine büyük ikramiye çıkması ama elindeki biletin sahte olması gibi bir hayal kırıklığı içindeydim. Sanki beni takip ediyordu. Neyse o bizi görmedi, benim hatun onu görmedi. Mod’u tekrar cinnete çekmemesi için mekandan ayrılıp eve geçelim dedim. Kafam iyi numarası yaptım. Ayık uyumak zorunda kaldım :( Nasıl girersen öyle gider kısmı bende de aksiyonluydu o hatunla seneyi tamamladık, bana yine asılanlar oldu onun sınıfından :D yine sinirler gerildi yine götüm kalktı :D eski sevgilim beni tatilde yakaldı. Yine peşimdeydi yine ben uzak durdum. yine yine yine…..
  • Yine yeniden üniversite yılları… Bir arkadaşımızın evinde yeni yıla giriyoruz… aslında pek fazla aksiyon olan bir yılbaşı değildi ama hiç yapmadığımı yaparak yeni yıla evin banyosunda 3.2.1 dedikten sonra yeni yıla sevişerek girdik. Nasıl Girersen öyle gider derler ama öyle olmadı… ama denemedim diyemem. Şansımı denedim yeni yıl ruhu gerisine müsade etmedi :D nasıl girersen öyle gider yalan oldu ! En azından bunuda yapmadık demeyiz :D
  • Geldik tahmini 2005 yeni yılına. Bunula ilgili yeni yıla girebildik mi diye bir yazı yazmıştım ama kısaca burada da değinecem. Neyse Realden alkol stokunu tamamladıktan sonra Angora evleri civarında arkadaşın müstakil evine geldik. Süper bir kış bahçesi olan sevimli bir evdi. 5 kişi başladığımız geceye sevgilimin üniversiteden arkadaşlarıda katıldı. 4 tane ateş parçası hatun. (Bilkent İçmimarlığın güzelleri bilinir ) ama onlar gelene kadar aldığımız içkiler ve tekila ile denediğimiz kokteyller yüzünden zaten kafalar 1 milyon olmuştu. Neyse kızlardan biri ex falan aldı heralde garip garip dansedip tangasını göstermeye başladı tabi benim hatun beni sıkı gözetime aldı. Öyle garip dansediyordu ki sanki TRT de seksenler dansözlerinin yer hareketleriyle modern dansı birleştirmişti. Gecenin ilerleyen saatlerinde kış bahçesinde şöminenin önünde yayılmışken benim hatun “çantamdan tokamı getirir misin” dedi. Ben içeriye çantanın yanına gittiğimde sağda ve solda tek kişilik koltuklar var sağdakinde bizim arkadaşlar kızla oğlan kucak kucağa oturuyorlar soldaki koltukta da çanta. Bu ex’li hatun yanıma gelip “tokamı gördün mü ?” dedi. Ben bizim arkadaşların gözünün içine bakıyorum onlarda ben ne söyleyecem diye bana dikkatli bakıyorlar zaten, o kadar yakınız ki nefesimi bile duyarlar, kıza zor zar ” tokan ne renk” diye sordum. Hafif kırıtarak ve gözlerimin içine bakarak “Ne renk olduğuna sen karar ver !” demez mi… Offf ne biçim bir çıkmazın içindeydim. Bar kapısı önünde girmeye yaşı tutmayan bebeler gibi hissettim kendimi ve “istersen yukarıda ki odalara bak” dedim ve terler içinde sanki hamamdan çıkmışım gibi yerime döndüm. Kız hayal kırıklıkları içinde mi bilmem ama benden sonra hedef değiştirdi ve ben yeni yıla terler içinde girdim :D Nasıl girersen öyle gider kısmında ise ben hala yaşı tutmayan bebeler gibi bar kapılarındaydım sanki. Bütün sene aksiyon yapsamıydım yapmadığım iyi mi oldu diye düşünerek geçirdim !
  • Bir sene de Bilkent Roll House ta girmiştik… Çok sakin güzel bir geceydi. 4 kişi 1 locayı paylaşıyorduk. Gece bowling oynadık ama kafalar güzel olunca daha güzel oluyor bowling oynamak. Ayrıca alkolden değil ama bowling oynayan bir palyaço vardı gecede :S herif strike üstüne strike yapıyordu ağzım açık onu izledim. Neyse sınırsız içki olarak anlaşmıştık ama gecenin sonunda garsondan alkol tedariği istediğimde beyfendi artık alkol servisi yapamıyoruz dediğinde hayal kırıklığına uğramıştım. Hatta çıkışta markete gidip market çalışanına şikayet ede ede söylene söyle bira almıştım. Sakin, huzurlu, bol alkol, güzel yemekler ve kafa iyi şekilde bowling oynayarak geçirilen sade bir geceydi keyifliydi :D Nasıl girersen öyle gider yine yalan olmuştu. O sene hatun beni terk etti ama yeni daha iyi bir iş buldum. hayallerim yıkıldı ama kendime daha güzel hayaller yarattım :D
  • Bir sene geçe çıkıp bir mekana gitmiştik… Neyse yeniyıl oldu herkes kucaklaşıyor falan… Şampanyalar patlatıldı ama herkes birbirine fışkırtıyor… Pehhh üstüm başım şampanya böyle ıslak balık gibiyim, bide gözüme kaçmasın mı. Yüzüne kezzap atılmış konsimatris gibi kıvranıyorum. Ulan su yok ki gözüme yüzüme atayım şöyle ferahlayım… Gözde allerji olunca ve şampanyada dandikti heralde- Cristal Champagne olsa hiç öyle yapmazdı eminim :P – pek fena bir gece geçirdim ve gözlerim 1 saat kadar pek bişey görmedi.Tavuk karası olmuş gibiydim. Ondan sonrada zaten keyfim kaçtığı için geceyi erken bitirmek zorunda kalmıştım :S Nasıl başlarsa öyle gider kısmına gelirsek işten atılmama ramak kala iş buldum ve transfer oldum. Maaşım ve şartlar süper oldu. Kötü giden gecenin sonunda eve gelmek gibi yatağa yatınca bir ohhh çekiyorsun. Sevgilisiz geçirdiğim tek yılbaşıdır heralde !

Genelde yılbaşı geceleri aksiyon yapacam diye başlamayıp ama genelde unutulmaz dakikalarla geçirdiğim gecelerdir. Alkolün ve ortamın etkisi çok olsada her yılbaşı hemen hemen en az 1 unutulmaz an yaşarım. Bakalım bu sene nasıl bir yıl geçirecem. Aksiyon olursa sizinle paylaşacam… Hadi bakalım gelsin perşembe kader başıma nasıl çoraplar ördü bakacaz :D

PS: Fotoğraflar tamamen temsilidir :D

18
Ara
09

Öğrenci Evi…

Bu yazım Uçanpastırma’nın “ayrı eve çıkma hayalleri”yazısını okuduktan sonra yazılmış bir yazıdır :DBenim aile bir garipti ben daha orta okuldayken Bodrum yakınlarında Ören’e taşındılar. Yarı dönemli olarak ordaydılar. 6 ay Ankara da 6 ay örende yaşıyorlardı. Sonra ben liseye geçtikten sonra 4 ay Ankara da kalmaya başladılar. Neyse ben lise son a geçtiğimde artık gelmiyorlardı ben onların yanına gidiyordum. Ankara da üniversiteyi kazandım. Kendime evimizin yakınlarında bir ev tuttum çünkü bizimkiler evi satıp Ören de değerlendirmeye karar verdiler. Artık kendi evim vardı… Tek başıma süper günler geçirecektim. Üniversiteye kayıt için geldim ve evde oturmaya başladım. Evde herşeyim vardı. Televizyonlar, buzdolabı, ocak, mikrodalga…. bir tek bulaşık makinesi yoktu onuda ben buldum :D Neyse ilk 3 gün huzur içindeydi. Evde uzandım TV izledim, Dergi aldım okudum, bilgisayarla bıdı bıdı… offff patladım…sıkıntıdan ölüyorum sandım. Fazla yalnızdım. Sonra üniversite başladı üniversite arkadaşları falan, ev canlanmaya başladı.. Kızlar, arkadaşlar, kankalar, İçmeler, Sızmalar, Kusmalar offf evde bir ben yaşıyordum ama evde hep birileri oluyordu… Neyse sonra evi olmayan arkadaşların eve kız atma isteği karşısında işi daha ticari bir yöne çekmeye karar verdim. Nede olsa ne kadar ekmek o kadar köfteydi. İşte o günden sonra elim ne bulaşığa değdi ne de evi temizlemek zorunda kaldım. Evi temizletip, bulaşıkları yıkatıyordum eve kız atmak isteyenlere :D ama kötü bir yanı vardı evde diğer kızların bıraktıkları aksesuarlar, toka, gözlük, don, sütyen, orkit…. Sevgililerim evde hiç tanımadıkları kızların eşyalarını buluyorlardı… işin şaşılacak tarafı bende tanımıyordum bu eşyaları ve bunları bırakan kişileri ama çokta problem değildi ev pırıl pırıldı. Bir ara 2 arkadaşım bana bir cuma film izlemeye geldiler… Geliş o geliş. Herifler mülteci kampına sığındıkları gibi bana sığındılar. Cuma gelip pazar gidiyorlardı daha sonra abartıp cuma gelip perşembe gitmeye başladılar. Silkeleyip atmak zor oldu 2 sene mi aldı ama yolladım. Bu arada okulu uzattığım için 5.5 sene öğrenci evinde yaşadım uzun uzun. Birgün sevgilimle yatakta uzanmışız telefon yatakla duvar arasına düştü. Bende telefonu alırken elime çarpan bir tokayıda alıp tüm samimiyetimle sevgilime bunu aşağıya düşürmüşsün dedim… Demez olaydım. Yeşil Dev Hulk’un sinirlenmiş ve kırmızı gözleriyle bana öyle bir bakış attı ki nefesim kesildi duvara yapıştım… inme inmiş horoz gibi çırpındım ama boşaydı ama gerçekten o tokayla hiç bir alakam yoktu.. ben asla iz bırakmam :D Neyse bir arada ev arkadaşım oldu. Tabi bizim aile bundan habersiz bana para yolluyor ama ben çocuktan kiranın ve herşeyin yarı parasını alıyorum. Offf ne günlerdi. Hafta sonları full dışarda… Alkol havuzlarında yüzüp kusa kusa eve geliyorum. Para bok zaten Bir taraftan içip bir taraftan alkol tedavisi görebilecek kadar çok. Birde burs var ki ATO bursu o zamanlar. Değmeyin keyfime :D İyi ki sıkı fıkı bir aile yapımız yokta 3 sene boyunca 2 ev arkadaşım oldu bizimkilerin ruhu duymadı. Bir arada üniversitede Mesleki İngilizce hocam vardı… O stajerleri atardı eve bende sınavlara girmeden dersten yüksek puanla geçer üstünede özel ders alırdım. Üniversite günlernde öğrenci evini ticari bir meta haline getirmiştim.. o zamanlar toydum ama şimdiki aklım olsa deli gibi para basardı o ev. Tek başına yaşamaya başlayalı 10 yılı geçti ve artık bekar evinin sessizliği bana batmıyor. Uçanpastırma rahatça sevişmek istersen evimin kapıları sana açık dostum… ben rahatsız sevişmenin adrenalinini özledim :D Her ne kadar zor olsada tek başına yaşamak kesinlikle her genç rahatça sevişebilmeli :D Bu özgürlüğe alıştıktan sonra kesinlikle vaz geçemeyeceksin. Rahat rahat sevişeceksin, ağlıyacaksın, parti verceksin, içeceksin, sızacaksın, 10 kaplan gücünde olacaksın :D Aslansın sen Kaplansın :D

08
Eki
09

Kahvaltı Birası….

Bu yazıma bir Dua ile başlamak istiyorum…
İçelim, ab-ı hayat neşe versin bedene allah rahmet eylesin rakıyı icat edene artsın eksilmesin, taşsın dökülmesin allah bizi meyhanesiz memlekete düşürmesin… Amin :D

Galiba Alkolik olduğumu mu ilk 2002 yazında farkettim. o zamnlar bir kankam var sabah sahilde Vodka+Çilek yapmış demlenirken bende kahvaltı yapmak için sahile inmişim, “Berk ordan 2 bira kap gel” dedi… Bende hiç hayır demem ok dedim kankadan gelen laf şuydu “Ulan bir kerede hayır de, bir kere de hayır de!” tabi pek sallamadım kim alıp gelecek biraları yoksa :D Palmiye kafeye doğru ilerleyip “Ayşe abla 2 bira birde hamburger ve patetes kızartması yap ama biraları önden ver” diyip kahvaltılık biraları alıp sahilde bir güzel hüplettiğim gün anlamıştım ! ama bizim oralarda sevgiline ya da One Nigth standine sahip çıkmak istiyorsan sızmaman gerektiğinide o aralar öğrendim… Yoksa kimin eli kimin cebinde olduğunu bilmediğiniz yazlık bir mekanda bir yerde sızarsanız Dam’ınızın geceyi nerde bitireceğini asla bilemezdiniz. O yüzdendir ki benim alkol mukavemetim o günlerden beri pek bi yüksektir… İsterse yüksek olmasın. Öbür gün dalga konusu olurdunuz… Neyse bende bir kanka vardı ki karaciğerlere zarar zaten lakabıda buna uygundu “Sünger Bob” :D Her zaman bir vukuat olduğunda götümü kollayan, içerken bir maraton koşucusu gibi gayet relax ve sonuna kadar gitmesini bilen bir kanka… Neyse her kankama “olm ben galiba alkolik oluyorum” dediğimde “hahahahhaha” “Oluyorsun ha değilsin yani şimdiye kadar” diye cevapları alırdım :D Sonra rakı içmeyi öğrendim ki bu benim için bir milattı. Tedavi edilemez hale getiren her an kusturabilecek ama kendimi onu içmeden yapamadığım bir yere sürükledi ve beni yerlere süründürdü :D Anlayacağınız şudur ki arkadaşlar bu yazıdan; içiyorsanız adam gibi için yıkılmayın bol bol pratik yapın ki alkol eşiğiniz yüksek olsun :D böylece kimseye maskara olmadan yamulanlarla istediğiniz kadar ..Şak… geçebilirsiniz ki işin en keyifli noktasıdır… Alkol bazen (genelde) insanlara aptalca şeyler söyletebilir mesela geceden kalma bir halde sabah ilk tanıştığınız mekan olan klozette küçük bir senfoni verirken “Bir daha ASLA içmeyecem” tarzı saçma sapan cümleler kurdurur ki bunların 24 saat içinde hiç bir kıymeti kalmayacaktır :D Diyeceksiniz ki hiç yamulmadın mı diye tabiki yamuldum ama herkesi yamuttuktan sonra yamulduğum için genelde kimse hatırlamaz ben onarla geceyle ilgili dalga geçerken onların elindeki tek materyal gece şişenin kapağını açtıklarını hatırlamalarıdır… Şu anda da pratiklerimi sürdürüyorum ama bir gaye için hepsi… bana bu blog için güzel yazılar yazma gücü veriyor ve saçmalamama olanak tanıdığındandır ki bu blogdaki yazıların bu kadar güzel olması… Şair İhsan Yücenin Ekmek, Şarap, sen ve ben şiirinden bir dörtlükle bu yazıya nokta koyalım…

“ne diyordum arkadaş….
diyordum ki ben bu zıkkımı içmek için içerim
ama içerken düşünmem neden içiyorum diye
daha sonra yaparım hayatın felsefesini”

20
Eyl
09

Yeni Yıla Girebildik mi?

Alkolden tam olarak tarihleri hatırlamasamda sene 2004 -2005. Hangi yıla girdiğimiz konusunda herhangi bir fikrim yok. Dışarı çıkmaktan vazgeçilmiş ve ufak bir house partyle yeni yıla girmeyi planlıyoruz. Realden nevaleleri fazlasıyla topladıktan sonra bir arkadaşımızın evine doğru bilkentin arka yollarından hacettepe köyünden falan geçerek Angora evlerine doğru garip ve bilmediğim yollardan ilerliyoruz. 2 araba kapışır bir şekilde garip köy yollarından hareket etmekte ve hiç bilmediğim ve geçmediğim yollarda son sürat yeni yılın verdiği sevinç , arkadaşlarla geçirilecek güzel bir gece için heyecandan ve arabada o zaman ki sevgilimin olmasının verdiği gazla son sürat biyerlere doğru ilerliyoruz. En sonunda Angora evleri tarafında arkadaşın evine geldik. Ufak bir villa süper güzel bir kış bahçesi ve kış bahçesinin içinde süper bir şömine :D Neyse yemek hazırlıkları başlandı genelde hazır gıdalardan ısıt ye yemeklerinin olduğu 5 kişilik bir masada yemekler yendi. Yemekten sonra laptoplar açıldı ve alınan alkoller ve evdeki nevaleyle acaba hangi karışımlar yapılabilir düşünceleriyle denemeler yapılmaya başlandı. Genel olarak başarısız Kokteyller deneme amaçlı yapıldı ve içildi. Çoğu bulamaç gibi oldu… Ama kafa yapmak için gayet etkiliydi ve saat 10 civarında evde ayık kimse kalmadı… Ben deepfriz’e attığım biraların üstüne Tekila ekleyerek devam ederken bir telefon geldi. Kızlar geliyordu… Ve yarım saat sonra kapı çaldı Bilkentin nadide güzelleri içeri girdi ama tabi benim sevgilim var ve zaten gelen kızlar sevgilimin sectiondan arkadaşları… Neyse zaten aksiyon yapacak kafa kalmamış erken başlayan kafayla biz 4 arkadaş kış bahçesindeki şöminenin önünde keyifli bir gece geçiriyoruz ama bizim kızlar gelen kızlardan dolayı tedirgin. 4 kız; 1 tane manyak 1 mini etekli sarışın ve onun kardeşi 1tane daha kız ama onu pek hatırlamıyorum. Tabi bu arada ne zaman geldiğini bile hatırlamadığım bir erkek arkadaşımız daha gelmiş ve kızlarla içeride muhabbetteler. Neyse deli kızımız o gece ne içtiyse tahmini Ex garip hareketlerde bulunmaya ve garip danslar yapmaya başladı. Sandalyeye tersten candan erçetin oturuşu yaparak tangasını göstermeler mi yerde yuvarlanarak tangasını göstermek mi desem ya da baştan çıkartıcı danslar mı desem ne desem bilemediğim hareketler yaparak evin içinde yuvarlanmaya başladı tabi bizim kızlar bu hatuna sinir olmuş bir şekilde gözlerinden ateş püskürüyor ve bizi kesinlikle içeri göndermiyorlar herhangi birşey için. Servis süper bira bitince hemen geliyor cipsler havada uçuşuyor, çerez hiç bitmiyor cennet gibi bir kış bahçesi :D Neyse bizim 2 oğlanda içerde cebelleşiyor kızları tavlamak için ama tık yok nedense :D Sonra yanımızdaki çift içeri geçtiler serin geldiği için ve içerdeki şamatayı izlemekteler. O ara sevgilim alkolün etkisiyle yerinden kalkamıyor ve benden içerdeki çantasından tokasını getirmemi istedi. Neyse ben çantaya doğru yöneldim. Çanta solda bir tekli koltuğun üzerinde bizim çift olan arkadaşlarda sağda koltuğun üzerinde oturuyorlar. Tam ben tokayı ararken bu deli kız yanıma eldi ve “Tokamı gördün mü” dedi ama ses tonu çok manidardı. Bizim çiftle göz göze geldim gözlerimin içine bakıyorlar ne cevap verecem diye ! Neyse bende standart bir cevap geldi “Ne renkti tokan” oh dedim kurtardım ama öyle basit değildi ben bu cevabı verirken yine arkadaşların gözünün içine bakıyorum hemen yanımdaki kızla bir alakam yok… Kız olayı zora sokmaya çalıştı ne de olsa deli ve kafası gayet iyi ama böyle bir laf beklemiyordum. Dedi ki “Ne renk olduğuna sen karar ver!” Offf benden soğuk terler dökülüyor ve bizim arkadaşlardan gözümü ayırmıyorum ama içimden kurtarmam lazım aksiyona gerek yok diyorum ve ağzımdan şu sözler çıktı ” Yukarıdaki odalara bak istersen !” Neyse benden iş çıkmayacağını anlayan kız diğer arkadaşlara yöneldi ve beni gerçekten zorlayan bir hareketin sonu oldu. Arkadaşlarda gayet hayret verici bir şekilde bana bakmaya devam ettiler ve ben tokayı alıp sevgilimin yanına döndüm. Soğuk terlemeler bu kadar kısa bir konuşma içersinde nasıl oluştuğuna hayret ettim. O gece aksiyon arayan kıza cevap veremediğim için üzgünüm ama sevgilim varken aldatma olayları bana gerçekten uzak isteseydim sevgilim sızdığı dakikalarda bir aksiyon yapardım ama bir toka için değmez gerçekten ! Aksiyonlu bir yılbaşı gecesi geçtikten sonra sabah eskişehir yoluna sabah 7 de çıktığımda sadece ben vardım ve resident evil filminde ki gibi terkedilmiş bir şehire gözlerimi açtığımı sandım ama bu oyun kısa sürdü. Game Over :D
04
Eyl
09

30 Ağustos Maceralarım !

Doğum günün 30 ağustos ve hayatımın bana ilk tokatı attığı ve babana bile güvenmeyeceksin dediği gündür. 8 yaşına kadar herşey güzeldi doğum günümde erkenden kalkar Annemin yaptığı elmalı ve jöleli pastayı yapmasını bekler geçen uçaklara bakar ve ailem bana “Bu uçaklar senin için geçiyor” demesiyle geçen ve arkasında yazı yazan tek motorlu pırpır uçakları izlerdim. Benim ilk 8 yılım ailemle süper bir sinerji içinde geçti ta ki ben ilkokula başlayıp okuma yazma öğrenene kadar. Sonra 30 Ağustos geldi çattı. Annem yine elmalı ve jöleli pastayı yapıyor, arkadaşlarım doğum günüme davetli hediyeler masanın üstünde depolanmış süper bir gün ve ben yine evimizin camından geçen uçakları izliyorum, heyecanlıyım ne de olsa benim için geçiyor ve uçakların arkasında olanı 3-4 senedir okumayı bilmediğimden merak içindeyim, Sonra bir uçak geldi arkasında yazı, içimde kocaman bir heyecan ve ben okumaya başladım 30 A-ğus-tos Za-fer Bay-ra-mı-nız- kut-lu ol-sun :( tabi benim için geçmediğini anladığım an kafamdan kaynar sular döküldü ve aileme olan tüm sevgim, güvenim ve ilgim bir anda bitti. hayatta en değer verdiğim kişiler benim cahilliğimden yararlanarak beni kandırmışlardı ve yalancı mutluluklar yaşamama sebep olmuşlardı neden yapmışlardı bunu çok düşündüm. Bir gün okuma yazma öğreneceğimi hiç mi düşünmemişlerdi ! Neyse tabi bende heyecan sıfır uçaklar benim için değilmiş ve anlamı kalmamıştı. Okuma yazma öğrenmek benim hayatımda çok şey değiştirdi keşke öğrenmeseydim de ailem olsaydı !
Neyse yıllar geçti ailemle benim yazlığım onların evi olan yerdeyiz 16 yaşındayım yine 30 ağustos gelmiş benim için bir doğum günü partisi var adını hatırlamadığım diskonun birinde ben yine heyecanlı, gelenler baya olmuş arkadaşlarım. aileleri falan herkes orada neyse ben pasta kestim, hediyeleri açmaya başladım sonradan kız arkadaşım olacak ama o zamanlar tanımadığım kişinin alkolik annesinin elinde kocaman bir hediye.  Aldım açtım heyecanla ama gözlerime inanamadım açtıktan sonra. Alacak hediye bulamamışlar kadın bana bodrum usulü yatak örtüsü almış evet şimdiki yaşımda güzel olabilirdi ama lanet olsun ben daha o zaman 16 yaşındayım… Neyse pis alkolik 2 şişe Jack versen daha makbule geçerdi dedim içimden ama heralde yüzümden anlamıştır içimden geçeni…
Üniversiteye başladım üniversitenin güzel kızlarından biriyle çıkıyorum ama kesinlikle tungaya düşürülmüşüm çünkü kız bildiğin aptal öyle böyle değil ama… Hala arkadaşlarım sorar nasıl böyle bişey yaptın diye bende ne yapayım kafam iyiydi ve kızda güzel, tuzağa çekildim demişimdir hep… Neyse arkadaşlarla doğum günü muhabbeti yapıyoruz; senin ki ne zaman benim ki ne zaman falan derken ben atıldım… Benim ki 30 Ağustos iyi ki adımı zafer, bayram falan koymamışlar çok salak olurdu kendimi aptal gibi hissederdim zaten ne o isim bayrammış zafermiş.. Ben verdikçe veriyorum küçük duruma düşerdim salak isimlerden istemezdimde ne yani 30 ağustosta doğdum diye illa adım bunlardan biri olacakmış da … Neyse baktım kız arkadaşımın suratında bir ekabirlik var. Zaten yeni çıkmaya başlamışız pekte ne olduğunu anlamamıştım. Eeee dedim neden suratını ekşittin, o da demez mi ” Benim babam da 30 Ağustos doğumlu ve adı zafer diye” tabi benim başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Kızla yeni başlamışız ve en değer verdiği şey olan babasıyla dalga geçtim hatta geçmekle kalmadım itin götüne soktum. Neyse kız bastı gitti ama benden ayrılmadı benden ayrılması için saçını sarıya boyatması ve benimde okulu uzatmam yüzünden sinirlenip kafasına cep telefonu fırlatmam sonucu hayatımda yaptığım hatayı düzeltme şansım oldu :D
Son olarak üniversite bitmiş ve tahmini 2005 yılları ben yine Örende tatildeyim. Doğum günüm gelmiş ve ben akşam 8 itabariyle içmeye hız vermiş durumdayım. Herkes doğum günü hediyesi olarak bana içki ısmarlıyor. Gece güzel geçiyor eski sevgilim bana asılıyor ama o zamanlar nişanlıyım yüz vermiyorum :D Sabah 4 falan oldu bizim ekiple barda oturur pozisyon aldık ve benim eski sevgilim ( Bana yatak örtüsü hediye eden Alkolik kadının kızı ) parmağımdaki yüzüğe baktı ve bana sana bir Tekila ısmarlayım dedi doğum günü hediyesi olarak… Tekila, kafam fazlasıyla iyi ama asla alkole hayır diyemeyen bir bünyeye sahip olarak kabul ettim. Elim belinde kızın ama asılmıyorum kesinlikle nede olsa eski sevgilim ve aynı zamanda arkadaşım. Neyse ben tekilayıda shot yaptıktan sonra baktı kafam iyi hassas noktamdan vurmaya çalıştı. Elimi tuttu ve yüzüğe baktı. Onunla evlenecekmisin dedi… bende kafamı salladım evet der şekilde. Hiç beklemediğim bir andı “Onunla evlenme benimle evlen” dedi. Bende oturuyorum o ayakta duruyor beline sarılmış bir şekildeyiz, bende counter attack geldi ” Umarım sanada hayırlı bir kısmet çıkar” diye… Kafam iyiyken evlenme teklifi alıyorum hem güzel hem de zengin bir kızdan ve hatta o zamana kadar en iyi anlaştığım ve aynı şeyleri düşündüğüm kişiden verdiğim cevaba bak ! Neyse aptallık etmişim sonra bir girişimde daha bulundu ama nedense aynı cevabı almıştı… 30 Ağustoslar yani doğum günlerim pek bana yaramıyor nedense garip şeyler yaşıyorum ! Bir daha ki aksiyonlu 30 Ağustosu sabırsızlıkla bekliyorum…



Twitterdan Takip Et

  • kendimi muzige biraktigimda gittigim yerlere sizi de goturmek isterim. kendimi daha acik ifade edebilecegim bi yer yok cunku. 3 months ago

Enter your email address to subscribe to this blog and receive notifications of new posts by email.

Diğer 1.440 takipçiye katılın

Blog Stats

  • 77,400 hits