Archive for the 'Kazandım' Category

28
Haz
10

Sushico Keyfi :D


Çok yağmurlu bir gündü… Göğün dibi delinmiş ve bütün suyunu Ankaraya boşaltıyordu… İlk defa yağmur gören şeker Ankaralılarda erimemek için yağmur damlalarından kaçarken yine trafiği felakete çevirmişlerdi. Bizde Beysukentten yola çıkıp Sushicoya doğru ilerliyorduk. Bir ara yolda eve dönmeyi bile düşündüm ama şansımızı zorlayarak 18.30 da çıktığımız yolculuk 19.55 gibi Arjantin Sushico‘da son buldu. Geldiğimizde bize güzel bir masa rezerve etmişlerdi. Ortam süperdi ama sadece yağmurdan ve trafikten kurtulduğumuz için değildi bu süperlik… Hava daha güzel olsaydı süper bahçesinde oturma şansımız olabilirdi ama bu seferlik içerdeydik. Neyse siparişlerimiz verdik. Ben başlangıç olarak California Roll ve Osaka Roll şipariş ettim, Kız arkadaşımda Çin menüsünden Karışık sebzeli Dana eti, Karışık sebze, Sarımsak soslu brokoli. California Rolllerin üstündeki havyar kehribar rengiydi ve görüntüsüyle beni benden aldı… Bizde afiyetle soya sosuna bandıra bandıra yuttuk… tabi kim durdurur beni ardından 2. siparişimizi verdik Hitomi Roll ve Manhattan Roll… Hitomi Roll yılan balığıyla yapılıyor ve favorim oldu. Zaten yılan balığını çok severim sushi olarak ayrı bayıldım… Onun dışında servis 10 üstünden 10 puanı hak ediyordu. Garsonumuz Kenan ve diğer sevris eden garsonlar etrafımızda dört döndü ve servisi süper hale getirdiler. Son olarakta Balda Kızarmış Muz… :S Buna hiç bişey demiyorum deneyin görün…

Vera Peiffer Şöyle Demiş… ” Rüzgarın nasıl Estiği Farketmez. Farkı Yaratan, Yelkenlerinizi Nasıl Açtığınızdır.”

 

Reklamlar
04
Eyl
09

30 Ağustos Maceralarım !

Doğum günün 30 ağustos ve hayatımın bana ilk tokatı attığı ve babana bile güvenmeyeceksin dediği gündür. 8 yaşına kadar herşey güzeldi doğum günümde erkenden kalkar Annemin yaptığı elmalı ve jöleli pastayı yapmasını bekler geçen uçaklara bakar ve ailem bana “Bu uçaklar senin için geçiyor” demesiyle geçen ve arkasında yazı yazan tek motorlu pırpır uçakları izlerdim. Benim ilk 8 yılım ailemle süper bir sinerji içinde geçti ta ki ben ilkokula başlayıp okuma yazma öğrenene kadar. Sonra 30 Ağustos geldi çattı. Annem yine elmalı ve jöleli pastayı yapıyor, arkadaşlarım doğum günüme davetli hediyeler masanın üstünde depolanmış süper bir gün ve ben yine evimizin camından geçen uçakları izliyorum, heyecanlıyım ne de olsa benim için geçiyor ve uçakların arkasında olanı 3-4 senedir okumayı bilmediğimden merak içindeyim, Sonra bir uçak geldi arkasında yazı, içimde kocaman bir heyecan ve ben okumaya başladım 30 A-ğus-tos Za-fer Bay-ra-mı-nız- kut-lu ol-sun :( tabi benim için geçmediğini anladığım an kafamdan kaynar sular döküldü ve aileme olan tüm sevgim, güvenim ve ilgim bir anda bitti. hayatta en değer verdiğim kişiler benim cahilliğimden yararlanarak beni kandırmışlardı ve yalancı mutluluklar yaşamama sebep olmuşlardı neden yapmışlardı bunu çok düşündüm. Bir gün okuma yazma öğreneceğimi hiç mi düşünmemişlerdi ! Neyse tabi bende heyecan sıfır uçaklar benim için değilmiş ve anlamı kalmamıştı. Okuma yazma öğrenmek benim hayatımda çok şey değiştirdi keşke öğrenmeseydim de ailem olsaydı !
Neyse yıllar geçti ailemle benim yazlığım onların evi olan yerdeyiz 16 yaşındayım yine 30 ağustos gelmiş benim için bir doğum günü partisi var adını hatırlamadığım diskonun birinde ben yine heyecanlı, gelenler baya olmuş arkadaşlarım. aileleri falan herkes orada neyse ben pasta kestim, hediyeleri açmaya başladım sonradan kız arkadaşım olacak ama o zamanlar tanımadığım kişinin alkolik annesinin elinde kocaman bir hediye.  Aldım açtım heyecanla ama gözlerime inanamadım açtıktan sonra. Alacak hediye bulamamışlar kadın bana bodrum usulü yatak örtüsü almış evet şimdiki yaşımda güzel olabilirdi ama lanet olsun ben daha o zaman 16 yaşındayım… Neyse pis alkolik 2 şişe Jack versen daha makbule geçerdi dedim içimden ama heralde yüzümden anlamıştır içimden geçeni…
Üniversiteye başladım üniversitenin güzel kızlarından biriyle çıkıyorum ama kesinlikle tungaya düşürülmüşüm çünkü kız bildiğin aptal öyle böyle değil ama… Hala arkadaşlarım sorar nasıl böyle bişey yaptın diye bende ne yapayım kafam iyiydi ve kızda güzel, tuzağa çekildim demişimdir hep… Neyse arkadaşlarla doğum günü muhabbeti yapıyoruz; senin ki ne zaman benim ki ne zaman falan derken ben atıldım… Benim ki 30 Ağustos iyi ki adımı zafer, bayram falan koymamışlar çok salak olurdu kendimi aptal gibi hissederdim zaten ne o isim bayrammış zafermiş.. Ben verdikçe veriyorum küçük duruma düşerdim salak isimlerden istemezdimde ne yani 30 ağustosta doğdum diye illa adım bunlardan biri olacakmış da … Neyse baktım kız arkadaşımın suratında bir ekabirlik var. Zaten yeni çıkmaya başlamışız pekte ne olduğunu anlamamıştım. Eeee dedim neden suratını ekşittin, o da demez mi ” Benim babam da 30 Ağustos doğumlu ve adı zafer diye” tabi benim başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Kızla yeni başlamışız ve en değer verdiği şey olan babasıyla dalga geçtim hatta geçmekle kalmadım itin götüne soktum. Neyse kız bastı gitti ama benden ayrılmadı benden ayrılması için saçını sarıya boyatması ve benimde okulu uzatmam yüzünden sinirlenip kafasına cep telefonu fırlatmam sonucu hayatımda yaptığım hatayı düzeltme şansım oldu :D
Son olarak üniversite bitmiş ve tahmini 2005 yılları ben yine Örende tatildeyim. Doğum günüm gelmiş ve ben akşam 8 itabariyle içmeye hız vermiş durumdayım. Herkes doğum günü hediyesi olarak bana içki ısmarlıyor. Gece güzel geçiyor eski sevgilim bana asılıyor ama o zamanlar nişanlıyım yüz vermiyorum :D Sabah 4 falan oldu bizim ekiple barda oturur pozisyon aldık ve benim eski sevgilim ( Bana yatak örtüsü hediye eden Alkolik kadının kızı ) parmağımdaki yüzüğe baktı ve bana sana bir Tekila ısmarlayım dedi doğum günü hediyesi olarak… Tekila, kafam fazlasıyla iyi ama asla alkole hayır diyemeyen bir bünyeye sahip olarak kabul ettim. Elim belinde kızın ama asılmıyorum kesinlikle nede olsa eski sevgilim ve aynı zamanda arkadaşım. Neyse ben tekilayıda shot yaptıktan sonra baktı kafam iyi hassas noktamdan vurmaya çalıştı. Elimi tuttu ve yüzüğe baktı. Onunla evlenecekmisin dedi… bende kafamı salladım evet der şekilde. Hiç beklemediğim bir andı “Onunla evlenme benimle evlen” dedi. Bende oturuyorum o ayakta duruyor beline sarılmış bir şekildeyiz, bende counter attack geldi ” Umarım sanada hayırlı bir kısmet çıkar” diye… Kafam iyiyken evlenme teklifi alıyorum hem güzel hem de zengin bir kızdan ve hatta o zamana kadar en iyi anlaştığım ve aynı şeyleri düşündüğüm kişiden verdiğim cevaba bak ! Neyse aptallık etmişim sonra bir girişimde daha bulundu ama nedense aynı cevabı almıştı… 30 Ağustoslar yani doğum günlerim pek bana yaramıyor nedense garip şeyler yaşıyorum ! Bir daha ki aksiyonlu 30 Ağustosu sabırsızlıkla bekliyorum…



Twitterdan Takip Et

Enter your email address to subscribe to this blog and receive notifications of new posts by email.

Diğer 1.440 takipçiye katılın

Blog Stats

  • 77,748 hits