Archive for the 'Gece Hayatı' Category

13
May
12

Porno filmdeki figuran…

image

Porno filmdeki figüran, evet işte o benim. Diyeceksiniz genelde insanlar kendilerini başrole koyar, niye başrolü seçmedin ayrıca neden sanatsal,macera ya da polisiye film değilde porno. Sözün özüne şöyle başlamak daha aydınlatıcı olur. Ben Pattaya, Thailandda yaşıyorum yani dünyanın en büyük açık hava kerhanesinde. Burada yaşayan kadınların %85’i ya orospu ya da yeteri kadar para öderseniz sizinle yatmaya meyilli. Durum aslında sadece bayanlarla bitmiyor, buradaki erkeklerin  %40 bildiğimiz tip erkek, %10’u Emo saçlı parti boy, %35’i kırıtık ve %15’i de travesti. Ne biçim yermiş lan orası dediğinizi duyar gibi oluyorum. İşte bu yüzden kendimi porno filmdeki figüran gibi hissediyorum. Konulu filmde konu başlamadan önce sağdan soldan geçen ama aksiyon başladıktan sonra orada olmayan kişi benim. Sahil yolu boyunca bekleyen orospuların önünden geçerken düzenli olarak duymaya alıştığım  “Hello, How much ?” Sözü; figüranı olduğum porno filmin başlama gongunu duymuşum gibi hissettiriyor bana. Sadece sahil yolu değil, sahil yolunun bitiminde başlayan “Walking street”e girince karşınıza çıkan “A Go Go” barlar bu gong hissiyatının bittiğini ve bir sonraki aşamaya geçildiğini anlatan birer sinyal gibi. A Go Go basit olarak striptiz klübüne benzesede normalde sitriptiz klübünde kızlar giyinik çıkar ve dansederek image çıplak kalmayacak şekilde kıyafetlerini çıkarırlar. Tabi a go go da öyle değil, ben size ne diyorum, ben porno filmde figüranım diyorum, o yüzden a go go ları striptiz barlardan ayıran iki özellik var. Burada kapıdan girdiğiniz anda tamamen çıplak kızlarla karşılaşıyor olmanız , tamamen çıplak derken üstlerinde sadece 4 parmak genişliğinde bir etekleri var ve içki koyduğunuz masanın üstünde dansediyorlar. Şimdi ikinci özelliğe gelirsek a go go ile striptiz klübü birbirinden ayıran, a go go dan kızları kısa süreli veya tüm gecelik para karşılığı kiralayabiliyorsunuz. Kaç tane istiyorsanız… İşte ben bu yüzden porno filmdeki figüranım. İçkinizi içtiniz eve ya da otele gitmek istemiyorsunuz bara ya da club’a girdiniz. Beğendiğiniz bir kız olursa birşeyler ısmarlayıp geceyi birlikte geçirmek için pazarlık yapabilirsiniz. Pazarlık her zaman yapın :) Gittiğiniz mekanlarda birilerini beğenemediniz ya da yeteri kadar içmediniz, otele yürüyerek dönerken sigara ve soğuk alkollü içki almak için 7/11’a girdiniz. Bir baktınız hoş bir hatunda tek başına alışveris yapıyor. Hemen yanaşıp “Hello mello” dedikten sonra birseyler icelim mi gibi klişe bir cümle ile giriş yaptıktan sonra hatun evet derse bu geceyi sizle gecirip geçirmeyeceğini sorabilirsiniz. Tabi para karşılığı. İşte ben böyle bir yerde yaşıyorum ve unoffical mesleğim porno filmdeki figüranlık. Bu arada erkekler için yazılmış bir yazi gibi görünse de aslında cinsiyet farketmez. Paranız varsa kız olmanız onlar için sorun teşkil etmiyor ve bu hizmetleri günün 24 saati alabilrsiniz.  Dünyanın en çılgın şehrinden sevgilerle Nif :]

Walter Scott demiş ki: ” Paranın öldürdüğü ruh, kılıcın öldürdüğü bedenden fazladır. ”

Daha Fazla Bilgi için Tıkla

11
Tem
11

Sosyal Medya & Sex

Biliyor musunuz sosyal medya da çok takılırsanız sex hayatınız olmaz… Oradan hatun düşüremezsiniz eğer yakışıklı ya da ağzınız laf yapmıyorsa,  erkek arkadaş  bulamazsınız eğer gerçekten güzel olmazsanız… Yanı gerçek dünyanın gerçek kuralları sosyal medyada da geçerli… Uuuu ne ateşli parti, uuu uçuyoruz yok kopuyoruz diye feed girebilirsiniz ya da twit atabilirsiniz hatta facebook status yazabilirsiniz ama o parti gerçekten ateşli olsa siz elinize telefonu bile almazsınız… Telefondan twit atmak aklınıza bile gelmez… ya süper bir oğlanla bir köşede flörtleşiyor olursunuz, ya süper bir kızla kafası iyiyken süper bir şarkı eşliğinde dansediyor olursunuz… ama bunları yapmıyorsanız sıkılmışsınız…  işte o zaman alırsınız elinize telefonu status güncellemesi yaparsınız. Siz hiçbir sosyal hayatı olmama yolunda ilerleyen bir sosyal medya (asosyal medya) taraftarısınız… Hazır sokaklardayken sosyalleşmeye bakınçünkü görebileceğiniz yegane insanlar oradakiler, en azından sanal görüntüler altına saklanmış sanal hayatlar değiller. Hayatınızın bir kısmını koyduğunuz fotoğrafları karşı cinse beğendirmekle, diğer bir kısmını aldığınız ürünlerle hava atmayla, bir kısmınıda havalı yerlerde check in etmeyle harcıyorsunuz… Bunlar ben güçlüyüm, ben çekiciyim, ben entellektüelim demenin Türkçe halleri. Bir ara Like Nightlar vardı… İnsanlar gider sosyal medya da gördükleri insanlarla orada kaynaşırlardı… En azından bir sokak etkinliğiydi… Bunun gibi aksiyonlar özlenmiyor değil… Yine tıkılındı bilgisayarların başına. Buradan yanlış anlaşılmasın Sosyal medyayı kötüleme gibi bir düşüncem yok, onu kötü kullanan bizleriz, aslında kötü demeyelimde gereğinden fazla diyelim… Hayatımıza hergün yeni bir sistem giriyor Google+ gibi ve tartışmalar alevleniyor ilk G+ FF yi öldürecekmiş ondan sonra Facebook’u indirecekmiş diye… Kapanan kapanacak ama siz yine burada olacaksınız sadece bir sistemden diğer bir sisteme taşınacaksınız tanıdıklarınızla… Yine Sex yapamayacaksınız… Yine sex yapamayacaksınız eğer sokağa çıkıp iki üç insanla tanışmadan geceleri çılgınlar gibi eğlenmeden sarhoş olmadan ve “Birbirine Dokunmadan”… Asla…

Cenap Şehabeddin demiş ki : “Karnı açlardan çok, kalbi açlara acırım.”

30
Haz
11

İlk Defa Taylandda Gördüklerim…

Bunları nasıl sıralayacağımı hiç bilemedim Karma karışık bir şekilde verecem…

*Biraya buz atmak : Adamlar Biraya Buz Atıyore yaw… İlk önce anlayamadım, buranın Hong Thong diye bir Rom’u var o zannettim ama bira olduğunu görünce kafayı sıyırdım… Genelde Thaililer yapıyor olsada Bir Almanıda böyle Buzlu Bira içerken iğrenerek izledim…

*Redbull Bira : Bunu sadece 1 Thailide gördüm yaygın olmadığını umuyorum…

*Zehir gibi acı : Bu hani bizi adananalılar acı yiyor, yok diyarbakırın acısı falan demeyin… Tüm Doğu Anadoluyu toplayın, işte orada yenen acıyı burada adamlar BİR (Rakamla 1) günde yiyorlar.. Kızın çorbasına koyduğu acı yan masadan benim gözümü yakıyor… Bangkokta yanlışlıkla denedim, başım döndü lan o nasıl birşey… Bu insanlar kendilerine neden bu kadar acı çektiriyor… Acı koymadan yiyemiyorlarmış… Ohaaa… :D

*Herşeyin Micro boyu : Herşeyin ama herşeyin micro boyunu bulabiliyorsunuz derken şaka yapmıyorum…

Şampuan, saç kremi, cola, kahve, tuz :D aklıma gelmedi ama tek tuvalet kağıdı ve tek sigara ve tek shot içki alabileceğin bir farket bile var :D

*Yaşlılar : Pattaya için konuşuyorum buranın yaş ortalaması 80 :D Kendimi huzur evi bahçesinde gibi

hissediyordum ama bu amcaların ne kadar enerjik olabileceklerine şahit oldum :D

*Tuk Tuk : 2 Türü var… Bangkoktaolan Motordan bozma olanlar ki Bangkoka giderseniz kesin binin ama fazla binmeyin istanbul trafiği gibi sıkışık trafikte ekzost dumanı koklamak istemezsiniz :D Diğeri ise Pattayada olan Isızu kamyonetten bozma dolmuş tuktuk :D 10 Baht (0.5 tl) karşılığında sizi uzun uzun götürür :D Yağmur yağınca garip oluyor ama hep efil efil seyehat ediyorsunuz :D

*Açıkta duran etler : Cız Cızcılar olsun tüm etler açıkta… Nasıl oluyor da bir kişi bile zehirlenmiyor ya da

midesini bozmuyor… Garip çok sık tüketmemekle beraber Club çıkışı dayanamayıp bende yiyorum evet itiraf ediyorum bende yiyorum :D

*Yolda Böcek satan adamlar : Kamboçyaya özgü sakın ıyyy demeyin Kamboçya ya hükmeden Pol Pot adında bir şerefsiz dikdatör halkı günlük bir tabak piriç veriyormuş sadece… İnsanlar açlıktan böyle bir yöntem geliştirmişler… Yokluktan… Siz yemeyebilirsiniz ama sakın aşşalamayın… Rejim yıkılmasının üstünde çok yıllar geçmediğinden alışkanlıklar devam ediyor ama genelde Kamboçyalılar yiyorlar…

*Döner kebab satan fikirsizler : Derken Burada Thaililerin ve diğer milletlerden gelenlerin işlettiği Döner tezgahları var… Genelde tavuk döner… Bu adamlar hayatlarında döner görmeden döner kebab satan adamlar halinde otomatiğe bağlanmış bunları satıyorlar… Sıhhi hiçbir yanı olmadığı için tadına bakmak nasip olmadı aman olmasında :D

*Dansedemeyen kızlar : Go Go barlarının girişinde dansedemeyen kızlar koymuşlar… Dansedemeyen diyorum çünkü gerçekten dansedemiyorlar… Bunları köylerinden getirmişler kızlar böyle müziği ilk defa duyunca ne yapmaları gerektiği hakkında hiçbir fikirleri yok o yüzden kıvırmayla sarsılma, titremeyle sallanma arası garip hareketler yaparak çalkalanıyorlar :D

*Her adım Başı Yemekçi : Bu Thailandda 100 dükkandan 90’ı yemek satıyor ve Thaililerin yarısını yemek yerken görebilirsin… Ya yemek satıyorlar ya yemek yiyorlar sanki başka şansları yok :D

*7/11(seven eleven): Thailandın en sevdiğim şeylerinden biri…. Market zinciri ama her köşe başındalar… İnanamazsınız her yerde aynı sokakta 2 tane aynı caddede 30 tane olabilir…  Her türlü günlük ihtiyaçlarınızı karşılayabileceğiniz 24 saat açık olan marketler… Bu market tarzını çok beğendim… İçki de alabilirsin Sossisli de , Buzda alabilirsin, sıcak kahvede, şampuanda :D Güzel sistem :D

*Köpekbalığı yüzgeci ve Bird Nest : Çinliler akıllarını şeyleriyle bozmuşlar :D Köpek balığı yüzgecinden çorba yapıyorlar ve gramla satıyorlar… Pahalı birde… Bir işe yaradığını düşünmesemde bunu içiyorlar… Bird Nest çorbası ve ondan üretilen bir içecek satıyorlar mini kavanozlar içinde… Tam olarak ne işe yaradığını bilmesemde sizin için içip deneyecem evet evet bunu yapacam :D

*Bir dolu garip meyva ve sarı karpuz : Biz en çok aralarında Lamut diye kahveli meyva diyoruz,onu sevdik :S Durian durian dediler ama hiç beğenmedim…  Ben hepsini anlatmayacam tek tek deneyin :D ama yuvarlak ve avuç içine sığacak kadar olanlardan uzak durun, onların içi hep aynı uzak durun bize tatsız geldi en iyi 3 dersek Lamut (La-mood), Mango ve Pomelo (Portakal ve Greyfrut karışımı). En güzel yanı ise sokaklarda Meyva satıcıları var her tarafta ve karpuzun çekirdeğini bile çıkarıyorlar, hazırlanmasını gerekenleri hazırlayıp elinize veriyorlar :D

*Bu kadar çok Rus : gelen turistlerin %40’ı rusmuş oha dedim antalyadan daha fazla turist var burada :D

*Hello kittyli Crocks : Aslında Burada Herşeyin hello Kittylisi var :D Sadece Crocks değil Motorsikletin bile Kittylisi var…

*Yol boyu Orospu : Beach Road Ortalama uzunluğu 6-7 km olan bir yol ve başından Walking Streetin girişine kadar yol boyu bekleyen Orospuları görebilir ve pazarlık yapabilirsiniz… Erkek Orospularda var ama işlevlerini anlamadım :DDDD

*Sabah altıda yemek yiyen insanlar : Heryede yanan mangallar, çubukların ucunda kedibalıkları, Domuz şişleri, tavuk kanatları…

*Sky Train : Metronun üstten giden versiyonu… İstanbula yapsalar trafik sorunu kalmaz… Tüm şehri üstten geçebilirsiniz… harika…

*Sirocco Sky Bar (Lebua Otel) : Bir Otel düşünün 63 katında bir sky bar var… offf fena hava koşulları müsait olursa tün Bangkokun gece ışıklarını izleyerek içkilerinizi yudumlayabileceğiniz Bangkoktaki nadide yerlerden :D

*Mutfağı olmayan evler : Thaililer evde yemek yemedikleri için evlerde mutfak yok… illa isteyen balkona sokağa bir tüp atıp üstünde pişiriyorlar…

*Kaşığa koymak için çatal kullanmak : İlk gördüğümde garipsemiştim… Mesela biz Noddle’ı çatala sarar yeriz, Thaililer o sardıkları noddle’ı kaşığa koyuyorlar… Ne yerlerse yesinler çatalı kaşığa koymak için kullanıyorlar…

*Şekerli mayonez ve yiyecekler : Bunlar akıllarının şekerle ve acıyla bozmuşlar… Mayonezleri şekerli, ekmekleri şekerli, Yengeçli ve sosisli poğaçamsı şeylerin üstüne bile şeker döküyorlar ve hatta ve hatta Yeşil mangonun yanına Şekerli biber veriyorlarki garip… Sadece garip….

*Teknoloji merkezinde kola standı : Teknosa ya da Mediamarkt gibi bir yerden kola alıp gezerken içebilirsiniz :D Kola dolabı var alla alla :D

01
May
11

Penang… Andaman Denizinin İncisi…

Penang neresidir…? Kabaca Malezyanın kuzeyinde Taylanda çok yakın bir ada… Andaman denizindeki ilk kolonial ada…Hayatınız boyunca bir kez de olsa görmeniz gereken yerlerden biri… Tarihi çok zengin, çok çeşitli kültürlerin birleştiği (Çinliler, Hintliler,Thaililer, Endonezyalılar ve tabiki Malaylar) çok güzel sahilleri ve parkların bulunduğu, ufak olduğu kadar 1 haftalık aktivite bakımından doyurucu bir yer… Evet penang turumuza başlayabiliriz :D  Yapacağınız ilk iş havaalanından girer girmez bir internet sim almak olsun… Ücreti 2gb 25Rm (12.5 tl) 1 ay kullanabiliyorsunuz… İnternet hızı süper… Google  Map Çok Yardımcı Olacak Size yön bulmanızda…

Biz George Town kısmında Çin mahallesinde bir otelde kalmayı tercih ettik… Adayı en güzel gezme yolu motor kiralayıp gezmek ama trafık akış yönü size garip gelebilir, biz Taylandda yaşadığımız için bizim için sorun olmadı :D  Öncedende bahsettiğim Google map sayesinde , motor üstünde dura dura, konumumuzu check ede ede yavaş yavaş gezdik… BUlmak istediğimiz her yeride bulduk :D

*Kolonial Bölge

Burayı yürüyerek gezmeniz tavsiye edilir… 25 kadar bina hemen hemen 2 km karelik bir alanda sıkışmış durumda.  Bu yüzden yürüyerek gezmeniz idealdir. Buradaki binalar gerçekten çok güzel, hepsinin ismini vermeyecem, penang haritasını elinize alınca görürsünüz ama ben en beğendiğim birkaçını size tanıtayım…

1-Penang State Museum’a kesinlikle gidin. Penang tarihini ve burada yıllardır  yaşayan insanlar ve ada tarihçesini en iyi  görebileceğiniz yer…

2-Teochew Temple… Ufak tefek bir temple ama kesinlikle görülmesi gerekiyor… Tahminime göre Çin Tapınağı…

3-The Pinang Peranekan Mansion… İşte en sevdiğim yerlerden biri Penangdaki…  2 Katlı süper tarihi bir bina… Her yerinden tarih akıyor… Arka kısmında Tapınak kısmınada hasta oldum… Resimleri görmek için tıklayın…

4-Little İndia… Kesinlikle gidin. Komedi Dükkanları dolu… (işin şakası ama çok komikler) Müzikleri alıp sizi hindistana götürecek ve orada bırakacak :D Kendinizi kısa sürede olsa hindistanda gibi hissedeceksiniz… 2 numaradaki Teochem Temple çok yakınlarınızda…

Bu bölgeyi gezmek size sabah 11-12 gibi başlarsanız tan 1 gününüzü alacak. Saat en geç 6da Templelar kapanıyor unutmayın… O yüzden gezi planınızı düzgün yapın… Bu arada havalar çok sıcak oluyor ve aşırı günes, gerekli güneş kremidir yağıdır almayı unutmayın :D

*Çin Mahallesi ve Etrafı

Bu bölge kolonial bölgeye en yakın kısım… Zaten yan yanalar… Penang Haritası alıp baktığınızda burası Buffer Zone olarak yazılan bölge olarak karşınıza çıkacaktır…Burada Kolonial bölgeye göre pek birşey olmasada şehrin simgelerinden olan Komtar’ı içinde barındırır… Simge dediysem siz sallamayın, alışveriş merkezş olarak çok berbat bir yer ancak altında KFC gibi birkaç restorant bulunmakta… KFC manyağı olacaksınız unutmayın :D

Burada Upper Penang Road’a gitmeyi unutmayın… Tüm bar ve diskolar burada… Öyle dediğime   bakmayın zaten topu topu 5-6 tane ve fiyatlar inanılamaz… Bir bira 25-40 RM arası yani 12.5-20 tl arası oluyor bu fiyatlara pek değmez ama gidip bir yorgunluk birası içmeden gelmeyin… Taylandda yaşadığımız için bize bu fiyatlar çok geliyor ama Türkiyede yaşayanlar için pek fazla olmasa gerek :D

*Ada içleri ve Diğer Parklar

1-Penang Kelebek Çiftliği (Penang Butterfly Farm) işte Penangda en görülmesi gereken yerlerden biri… İçeride bir dolu kelebek, böcek, böcek yiyen bitkiler, kaplumbağalar, yılanlar ve komodo ejderi benzeri  kertenkeleler… İç kısımlarda dev böcekler ve kelebek sergileri… Beklediğimden ufak bir çiftlikti ama kesinlikle gidilip görülmesi gereken bir yer… Profesyçnel makinanız varsa en az 2 saat burada kaldınız demektir… Fotoğraf çekmekten keyif alacaksınız. 28 Rm yani 14 tl civarı… Resimleri görmek için tıklayın…

2-Penang National Park… Biz pazar günü gittiğimizden dolayı biraz geç kalmıştık botanik bahçelerini görmek için ama kesinlikle gidilip görülmesi, yürünmesi ve çimenlere oturup keyif yapılması gereken bir yer. Burada bir.ok maymun görebilirsiniz, sakın beslemeyin ve çok  yaklaşmayın !!! Tehlikeli olabiliyorlar ! Resimleri görmek için tıklayın…

3-Kek Lok Si Temple… Otelimizin Roofunda kahvaltı yaparken ortalama 4 km uzakta dağın yamacında gördüşümüz ve merakla gittiğimiz dev bir Temple… Penangda en çok etkilendiğim yerdi… Tepede bulunan Kuan Yin Statue & Octagonal Pavilion’a çıkmayı nutmayın. Bu kadar büyük bir buddha görmemiştim ayrıca tüm Penang’ı ayaklarınızın altına alan bir manzarası var… Resimleri görmek için tıklayın…

4-Penang Bird Park… Anakarada olmasına rağmen buraya koydum… O tarafta yapılabilecek tek etkinlik… Bulmamız biraz uzun sürsede gayet güzel  bir parkla karşılaştık… Binlerce kuşu canlı olarak görebileceğiniz bir park… Kaçırmayın üzülürsünüz… Fotoğraflarda ayrıntıları bulunmakta :D Resimleri görmek için tıklayın…

*Batu Ferringhi ve Gurney Plaza

Batu Ferringhi süper plajları olan bir sahil yolu… Kesinlikle gidip denize girin… Parasailing, Jet Ski, Tekne gezileri ve süper sahilleri burada bulabilirsiniz… batu Ferringhinin sonuna doğru Bay Viev Otelin tam arkasında Echo (Tam adından emin değilim) bir hint restorantı var. Yemekleri beğendik, özellikle Naan… Naan : Bizim bildiğiniz gözleme, hemde el açması… Kesinlikle yiyin… Mantar çorbasıda güzel. Naan ısmarlayın bitirin doymazsanız yemek söyleyin… Kaşarlı naan ve mantar çorbası üstüne yemeği bitiremedik…

Resimleri görmek için tıklayın…

Gurney plaza George Town’a daha yakın bir yerde sahilde bulunan Penangın en güzel alışveriş merkezi… Bizi ilgilendiren kısmı, ara antrede bulununan restorantlar oldu… Chicago da steak ya da rib yemeden gelmeyin. Onun karşısında bulunan Chilli’s de ise hamburgerler devasa ve süper… 2 kişi ortalama 100Rm (50tl) civarı tutuyor…

Uyarılar ve Önlemler…

Taksilerde taksimetre yok… Arasıra binmek için iyi ama  adayı gezerken pahalı… Motorsiklet tercih edin.

Trishaw’a kesinlikle binin… İçinde 2 kişilik oturma yeri bulunan bisiklet… Sürücü sizi istediğiniz yere götürecek ama fiyatlar devamlı binmeye uygun değil… George Town – Gurney Plaza arası 30 Rm  (15 tl)

Sokakta alkol içmeyin… Müslüman bir ülke ve sıkı gözetimde. Alkollü içki fiyatları çok yüksek . Bir Bira 12-20 tl barda, 5-7 tl Marketlerde…

Genel olarak ada bize pahalı geldi , belkide Thailand buraya göre ucuz olduğundandır ama Türkiyeden gelecekler içim pekte pahalı değil…

Gidin, görün, yiyin, için , gezin ve Penang’ı unutmayın.

Maymunlardan uzak durun !!! Beslemeyin ve çok yaklaşmayın !!!!

31
Ara
10

Yılbaşı Ruhu ! O ne be !

Ölmüş bu millet, artık kimsede yılbaşı ruhu falan kalmamış, artık şehiri ışıklandırmıyorlar adam gibi…  Bu gece dışarı çıktım, arabayla dolaştım Ankara da yarın yılbaşı değilmiş gibi… Ölü ışıksız bir şehir… Kullanılan ışıklandırmaysa praktikerden 5 tl ye alınmış çin malı dandik ve ucuz ışıklar gibi duruor. Yılbaşı ruhunu öldürmüşüz biz, kimse yılbaşının geldiğine sevinmiyor bile, adam gibi yılbaşına uygun bir görsellik sergileyemiyoruz, hiçbir heyecanımız arzumuz kalmamış… Ankara Arjantin Caddesi  VAKKO mazasına teşekkür ederim… Süper Bir ışıklandırma… Oraya baktıkça içim umutla doluyor.  Yabancıların geleneği nerden çıktı bu diyebilirsiniz ama yılbaşını kutlamak için illa gavur olmama gerek yok, her yeni gelecek yıl bana umut getiriyor ve umutla gelen yılı kutlamak beni mutlu ediyor…

Sizin de yeni yılınız kutlu olsun… Umutla, sevgiyle, huzurla dolsun….

Ahmet Zaki Yamani demiş ki : ” Taş devri taşlar tükendiği için değil, kafalar değiştiği için sona ermiştir.”

P.S : Görsel diğer bir Vakko şubesinin… Ankaradaki bundan daha güzel :D

18
Ara
10

Gece, Yıldızlar ve Huzur Benimle…

Gece karanlığının nöbetini tutuyorum, güneş geldiğinde teslim etmek için, daha bir yaratıcı oluyorum geceleri, kelimeler daha çok fışkırıyor beynimden, cümleler daha bir vurucu oluyor geceleri. Kararlar alıyorum hayatımı değiştirecek sabah hepsinden vazgeçtiğim. Karanlık değil aydınlık korkutuyor beni, gündüzün iki yüzlü insanlarındansa, gecenin karanlık yüzlerini tercih ediyorum. Melankoliyide seviyorum, sessizliğin sesinide… Koca sessizliği istersem bozabilirim, istersem kendime saklayabilirim biliyorum. Hüzünleniyorum her gece, o zaman yaşadığımı hissediyorum, yaşadığımı hissettikçe daha bir mutlu oluyorum hüznümü bastırıyorum sabaha doğru, güneşle öldürüyorum kendimi, saklanıyorum karanlıklara. Gece herşey daha bir basit, herşey daha anlaşılır oluyor. Sevgilinin yatakta sessiz sessiz yatarken boynundan derin bir nefes çekip kocaman bir öpücük kondurması, Üç saniyeye sıkıştırılmış yedi ciltlik aşk romanından daha etkileyici, Grange’ın kitaplarından daha heyecanlı geliyor adama. Geceleri yazıyorum yazılarımı, karanlıktan ilham alıyorum, ben geceye bırakıyorum kendimi, yazacağım mod’a o karar veriyor… Gecelerin yanlızlığıda, kalabalığıda, sesleride, sessizliğide, melankoliside, polis cevirmeside mutlu ediyor beni. Boş caddeler, sarhoşlar, yanıp sönen trafik lambaları, Bulutlar arkasındaki dolunay, kimi zaman suya vuran yakamoz ve gecenin güzelleri yıldızlar… Bulutsuz yaz gecelerinde çimenlere yatıp yıldızları izleyerek kurduğum hayallerimdeki huzur artık benimle… Yıldızları o da seviyor.  Gece, Yıldızlar ve Huzur artık benimle :D

George Bernard Shaw demiş ki : “Yaşlılar için huzur, gençler için ümid gizlidir gecenin koynunda.”

P.S : Yaşlanıyorum galiba :D

10
Ara
10

Cesaretsizlerin Fake Dünyası…

Kadınlar peruk takarlar, takma kirpik takarlar, dolgu sütyenlerle göğüslerini olduğundan büyük gösterirler, sonrada artık gerçek erkek kalmadı diye şikayet ederler. :)) Erkeklerde pek farklı değildir aslında… Benzinini bile zor koydukları, binbir krediyle alınmış arabalarıyla gece dışarı çıkıp olmayan paralarıyla hovardalık yaparlar, sonra kontör orospularına kanıp bütün kızlar fahişe deyip, tüm kızlar açmış bacaklarını onları bekliyormuş gibi davranırlar… Hayatımız fake a.q… Fake orgazm çığlıkları, Fake Acc’ler, Fake kıskançlıklar ve en vahimi Fake insanlar. Fake gülümsemeler altına saklanmış milyonlarca gözyaşı damlasını saklarlar içlerinde… Şizofrenler gibi olmayan bir dünya yaratıp kendilerini bir parça güven içinde hissetmeye çalışırlar. Bir süre sonra kendi yarattıkları dünyaya inanıp, fake hayatlarında mutlu olmaya çalışırlar ama bunda da uzun süre kalamazlar, çünkü kendi yarattıkları dünya inception filmindeki gibi yok olur gider. Neyin gerçek neyin Fake olduğunu algılayamazlar ve herkesi kendileri gibi zannettikleri için sosyal ağlar üzerinden birlikte oldukları kişilere fake accountlarla tuzak kurarlar. Gerçekten beni seviyormu diye sordukları sorunun cevabını böyle aptalca yollarda ararlar. Sevgilileri ile sevişirken terkedilmemek için fake orgazm çığlıkları atarlar (yemesekte bizim için bir problem yoktur aslında) ve bu rolleri iyi yaptıklarını zannederler. Seviştiğiniz insanın bile kim olduğunu bilemediğimiz Fakeleştirilmiş bir dünyaya doğru adım adım gidiyoruz. Çokta felsefenin derinliklerine dalmayacak olsamda Biz kim olduğumuzu biliyormuyuz gerçekten, bu dünya üzerinde ne aradığımızı, sadece kendimiz olarak hayattan koparabileceklerimzi biliyormuyuz. Birşeye ulaşmanın kısa yolu yoktur,onun için çalışmak, çabalamak lazım, mesai harcamak ve yakaladıktan sonra da elde tutmak için birşeyler yapmamız gerektiğinin farkına varamıyormuyuz acaba ? Ya da üstümüze çakma olarak geçirdiğimiz bizden 5 beden büyük Fake kişiliğimizle buna daha çabuk ulaşmanın, sonsuza kadar elimizde tutabileceğimiz bir güç olduğunu mu sanıyoruz. Kimse ölene kadar rol yapamaz, gerçek kişiliğimiz baskındır ve her an biryerlerden patlak verecektir. Gerçekler acımasızdır ve bununla yüzleşmek için kaç tane olursa olsun Fake dünya yetmeyecektir. Siz ne kadar kız tavlamak için photoshopla kas yapsanızda kollarınıza, sizde ne kadar erkekleri etkilemek için photoshopla memelerinizi büyütüp, beden ölçülerinizi küçültsenizde sonuç sizin için değişmeyecektir… Yüzyüze geldiğiniz anda Fake dünyanız parçalara ayrılacaktır. Cesaretsizliğin doğurduğu fakeler, insanları söylemek isteyipte söyleyemedikleri bir çok gerçeği rahatça söyleyebilmelerini sağlasa da genelde yorum ya da eleştiri için değil genelde küfür etmek için bir araç olmaktan öteye gidememiştir. Cesaretsizliğinizi yenin olmak istediğiniz gibi olmak için çaba sarfedin, sahte dünyalara saklanıp gerçek kişiliğinizi bastırmaya çalışmayın, olmadığınız bir insanmış gibi olmak sadece sizi yıpratır bu durum dünyanın umrumda değil emin olun… Hiç birşey olmamış gibi davranmak yerine kendinizi ve çevrenizi değiştirmeye çalışın… Hiçbirşey istediğiniz gibi değilse bırakın onları yeni insanlar, yeni çevreler keşfedin… Emin olun sizin gibi düşünen, sizin gibi davranan size benzeyen binlerce insan var etrafınızda… Kapılarınızı açın, insanlara güvenin girsinler içeri, ama ihanetlerinde yıkılmayın, oluruna bırakın. Dünya ciddiye alınacak bir yer değil, bir oyun alanı. Keyfini çıkarın :D

Sydney Smith demiş ki :”Dünyada birçok kabiliyetli kişiler, küçük bir cesaretsizlik yüzünden kaybolurlar.”




Twitterdan Takip Et

Enter your email address to subscribe to this blog and receive notifications of new posts by email.

Diğer 1.440 takipçiye katılın

Blog Stats

  • 77,597 hits