Archive for the 'Alkolizm' Category

31
Oca
14

Düzeyli – Düzeysiz ilişkiler

qqqHayatta sevdiğim herşeyin bağımlısı oldum, her ne kadar nedenini bilmesem de. Kahve, alkol, deniz, kitaplar ve sevdiğim kadınlar. Bu tutkularımdan biri beni birgün öldürecek ama hangisi bilmiyorum. Normal sevmeyi beceremedim dedim de, normal dediğiniz nedir ki? Tutku dediğimiz duygu ne kadar normal olabilir ki ?

Kahve

Düzeysiz bir ilişkimiz var. Günde 3 fincan kahveyle başlıyorum ama ona aşkım depreştiği zamanlarda kalp atışlarım değişinceye kadar içmeye devam ediyorum. Aşk böyle birşey tutkuyla bağlanırsınız ve birgün o sizi öldürür. katil uşak değil tutkunun ta kendisidir. Güne iyi bir kahveyle başlamak gibisi yok diyecem ama sevişerek başlamakta kahve kadar iyi sayılır. Kokusu, tadı, içimi ısıtması ve beni güne hazırlaması. Hepsi bir ilişki yaşadığımın ipuçları gibi.

Alkol
İçelim ab-ı hayat neşe versin bedene, Allah rahmet eylesin rakıyı icat edene. Taşşın dökülmesiz, artsın eksilmesin, Allah bizi meyhanesiz memlekete düşürmesin… İyi gün dostum… Kötü günlerimi daha kötü yapan düşmanım. Ne demişler dostlarınızı yakınınızda, düşmanlarınızı daha da yakınınızda bulundurun demişler. doğru demişler.

Deniz
Konuşmadan anlaştığım tek aşkım. Ona doyamıyorum, saatlerce ona bakıyorum, bakıyorum, bakıyorum. Beni terketmeyeceğini bildiğimden ona güvenim sonsuz olsa da, ona hiçbir zaman kavuşamayacağımıda biliyorum. Platonik bir aşk benimkisi ve gayet tehlikeli…

Ah nice denizci, ah nice kaptan,
Sevinçle uzağa sefere çıkan,
Bu kasvet dolu ufukta kayboldu.
Kurbanı oldu kötü bir kaderin,
Aysız gecede, dipsiz bir denizin,
Karanlıklarına gömüldü…

Oceano Nox – Viktor Hugo (1837)

Kitaplar
Tam olarak hatırlayamadığım bir söz ”Kitaplar geçmişteki insanlarla konuşmak gibidir” derdi. Bu ilişkide dinleyen taraf benim, sadece dinleyen taraf değil eğitilen,öğrenen taraf demek daha doğru. Onlar anlatır diğerlerinin hikayelerini, hatalarını, kararlarını, yaptıklarını ve bunlar beni daha güçlü kılar, beni hazırlar bundan sonra hayatta göreceklerime ama ne kadar hazırlasalarda tutku herşeyi yıkar geçer. Öğrendiklerim sadece bu savaştan daha az çizik alarak ayrılmama yardımcı olur, daha fazlasına değil.

Ve Sevdiğim Kadınlar
Sadece bir kez hata yaptılar.

Without passion, you don’t have energy; without energy, you have nothing. Nothing … Donald Trump

Reklamlar
13
May
12

Porno filmdeki figuran…

image

Porno filmdeki figüran, evet işte o benim. Diyeceksiniz genelde insanlar kendilerini başrole koyar, niye başrolü seçmedin ayrıca neden sanatsal,macera ya da polisiye film değilde porno. Sözün özüne şöyle başlamak daha aydınlatıcı olur. Ben Pattaya, Thailandda yaşıyorum yani dünyanın en büyük açık hava kerhanesinde. Burada yaşayan kadınların %85’i ya orospu ya da yeteri kadar para öderseniz sizinle yatmaya meyilli. Durum aslında sadece bayanlarla bitmiyor, buradaki erkeklerin  %40 bildiğimiz tip erkek, %10’u Emo saçlı parti boy, %35’i kırıtık ve %15’i de travesti. Ne biçim yermiş lan orası dediğinizi duyar gibi oluyorum. İşte bu yüzden kendimi porno filmdeki figüran gibi hissediyorum. Konulu filmde konu başlamadan önce sağdan soldan geçen ama aksiyon başladıktan sonra orada olmayan kişi benim. Sahil yolu boyunca bekleyen orospuların önünden geçerken düzenli olarak duymaya alıştığım  “Hello, How much ?” Sözü; figüranı olduğum porno filmin başlama gongunu duymuşum gibi hissettiriyor bana. Sadece sahil yolu değil, sahil yolunun bitiminde başlayan “Walking street”e girince karşınıza çıkan “A Go Go” barlar bu gong hissiyatının bittiğini ve bir sonraki aşamaya geçildiğini anlatan birer sinyal gibi. A Go Go basit olarak striptiz klübüne benzesede normalde sitriptiz klübünde kızlar giyinik çıkar ve dansederek image çıplak kalmayacak şekilde kıyafetlerini çıkarırlar. Tabi a go go da öyle değil, ben size ne diyorum, ben porno filmde figüranım diyorum, o yüzden a go go ları striptiz barlardan ayıran iki özellik var. Burada kapıdan girdiğiniz anda tamamen çıplak kızlarla karşılaşıyor olmanız , tamamen çıplak derken üstlerinde sadece 4 parmak genişliğinde bir etekleri var ve içki koyduğunuz masanın üstünde dansediyorlar. Şimdi ikinci özelliğe gelirsek a go go ile striptiz klübü birbirinden ayıran, a go go dan kızları kısa süreli veya tüm gecelik para karşılığı kiralayabiliyorsunuz. Kaç tane istiyorsanız… İşte ben bu yüzden porno filmdeki figüranım. İçkinizi içtiniz eve ya da otele gitmek istemiyorsunuz bara ya da club’a girdiniz. Beğendiğiniz bir kız olursa birşeyler ısmarlayıp geceyi birlikte geçirmek için pazarlık yapabilirsiniz. Pazarlık her zaman yapın :) Gittiğiniz mekanlarda birilerini beğenemediniz ya da yeteri kadar içmediniz, otele yürüyerek dönerken sigara ve soğuk alkollü içki almak için 7/11’a girdiniz. Bir baktınız hoş bir hatunda tek başına alışveris yapıyor. Hemen yanaşıp “Hello mello” dedikten sonra birseyler icelim mi gibi klişe bir cümle ile giriş yaptıktan sonra hatun evet derse bu geceyi sizle gecirip geçirmeyeceğini sorabilirsiniz. Tabi para karşılığı. İşte ben böyle bir yerde yaşıyorum ve unoffical mesleğim porno filmdeki figüranlık. Bu arada erkekler için yazılmış bir yazi gibi görünse de aslında cinsiyet farketmez. Paranız varsa kız olmanız onlar için sorun teşkil etmiyor ve bu hizmetleri günün 24 saati alabilrsiniz.  Dünyanın en çılgın şehrinden sevgilerle Nif :]

Walter Scott demiş ki: ” Paranın öldürdüğü ruh, kılıcın öldürdüğü bedenden fazladır. ”

Daha Fazla Bilgi için Tıkla

30
Haz
11

İlk Defa Taylandda Gördüklerim…

Bunları nasıl sıralayacağımı hiç bilemedim Karma karışık bir şekilde verecem…

*Biraya buz atmak : Adamlar Biraya Buz Atıyore yaw… İlk önce anlayamadım, buranın Hong Thong diye bir Rom’u var o zannettim ama bira olduğunu görünce kafayı sıyırdım… Genelde Thaililer yapıyor olsada Bir Almanıda böyle Buzlu Bira içerken iğrenerek izledim…

*Redbull Bira : Bunu sadece 1 Thailide gördüm yaygın olmadığını umuyorum…

*Zehir gibi acı : Bu hani bizi adananalılar acı yiyor, yok diyarbakırın acısı falan demeyin… Tüm Doğu Anadoluyu toplayın, işte orada yenen acıyı burada adamlar BİR (Rakamla 1) günde yiyorlar.. Kızın çorbasına koyduğu acı yan masadan benim gözümü yakıyor… Bangkokta yanlışlıkla denedim, başım döndü lan o nasıl birşey… Bu insanlar kendilerine neden bu kadar acı çektiriyor… Acı koymadan yiyemiyorlarmış… Ohaaa… :D

*Herşeyin Micro boyu : Herşeyin ama herşeyin micro boyunu bulabiliyorsunuz derken şaka yapmıyorum…

Şampuan, saç kremi, cola, kahve, tuz :D aklıma gelmedi ama tek tuvalet kağıdı ve tek sigara ve tek shot içki alabileceğin bir farket bile var :D

*Yaşlılar : Pattaya için konuşuyorum buranın yaş ortalaması 80 :D Kendimi huzur evi bahçesinde gibi

hissediyordum ama bu amcaların ne kadar enerjik olabileceklerine şahit oldum :D

*Tuk Tuk : 2 Türü var… Bangkoktaolan Motordan bozma olanlar ki Bangkoka giderseniz kesin binin ama fazla binmeyin istanbul trafiği gibi sıkışık trafikte ekzost dumanı koklamak istemezsiniz :D Diğeri ise Pattayada olan Isızu kamyonetten bozma dolmuş tuktuk :D 10 Baht (0.5 tl) karşılığında sizi uzun uzun götürür :D Yağmur yağınca garip oluyor ama hep efil efil seyehat ediyorsunuz :D

*Açıkta duran etler : Cız Cızcılar olsun tüm etler açıkta… Nasıl oluyor da bir kişi bile zehirlenmiyor ya da

midesini bozmuyor… Garip çok sık tüketmemekle beraber Club çıkışı dayanamayıp bende yiyorum evet itiraf ediyorum bende yiyorum :D

*Yolda Böcek satan adamlar : Kamboçyaya özgü sakın ıyyy demeyin Kamboçya ya hükmeden Pol Pot adında bir şerefsiz dikdatör halkı günlük bir tabak piriç veriyormuş sadece… İnsanlar açlıktan böyle bir yöntem geliştirmişler… Yokluktan… Siz yemeyebilirsiniz ama sakın aşşalamayın… Rejim yıkılmasının üstünde çok yıllar geçmediğinden alışkanlıklar devam ediyor ama genelde Kamboçyalılar yiyorlar…

*Döner kebab satan fikirsizler : Derken Burada Thaililerin ve diğer milletlerden gelenlerin işlettiği Döner tezgahları var… Genelde tavuk döner… Bu adamlar hayatlarında döner görmeden döner kebab satan adamlar halinde otomatiğe bağlanmış bunları satıyorlar… Sıhhi hiçbir yanı olmadığı için tadına bakmak nasip olmadı aman olmasında :D

*Dansedemeyen kızlar : Go Go barlarının girişinde dansedemeyen kızlar koymuşlar… Dansedemeyen diyorum çünkü gerçekten dansedemiyorlar… Bunları köylerinden getirmişler kızlar böyle müziği ilk defa duyunca ne yapmaları gerektiği hakkında hiçbir fikirleri yok o yüzden kıvırmayla sarsılma, titremeyle sallanma arası garip hareketler yaparak çalkalanıyorlar :D

*Her adım Başı Yemekçi : Bu Thailandda 100 dükkandan 90’ı yemek satıyor ve Thaililerin yarısını yemek yerken görebilirsin… Ya yemek satıyorlar ya yemek yiyorlar sanki başka şansları yok :D

*7/11(seven eleven): Thailandın en sevdiğim şeylerinden biri…. Market zinciri ama her köşe başındalar… İnanamazsınız her yerde aynı sokakta 2 tane aynı caddede 30 tane olabilir…  Her türlü günlük ihtiyaçlarınızı karşılayabileceğiniz 24 saat açık olan marketler… Bu market tarzını çok beğendim… İçki de alabilirsin Sossisli de , Buzda alabilirsin, sıcak kahvede, şampuanda :D Güzel sistem :D

*Köpekbalığı yüzgeci ve Bird Nest : Çinliler akıllarını şeyleriyle bozmuşlar :D Köpek balığı yüzgecinden çorba yapıyorlar ve gramla satıyorlar… Pahalı birde… Bir işe yaradığını düşünmesemde bunu içiyorlar… Bird Nest çorbası ve ondan üretilen bir içecek satıyorlar mini kavanozlar içinde… Tam olarak ne işe yaradığını bilmesemde sizin için içip deneyecem evet evet bunu yapacam :D

*Bir dolu garip meyva ve sarı karpuz : Biz en çok aralarında Lamut diye kahveli meyva diyoruz,onu sevdik :S Durian durian dediler ama hiç beğenmedim…  Ben hepsini anlatmayacam tek tek deneyin :D ama yuvarlak ve avuç içine sığacak kadar olanlardan uzak durun, onların içi hep aynı uzak durun bize tatsız geldi en iyi 3 dersek Lamut (La-mood), Mango ve Pomelo (Portakal ve Greyfrut karışımı). En güzel yanı ise sokaklarda Meyva satıcıları var her tarafta ve karpuzun çekirdeğini bile çıkarıyorlar, hazırlanmasını gerekenleri hazırlayıp elinize veriyorlar :D

*Bu kadar çok Rus : gelen turistlerin %40’ı rusmuş oha dedim antalyadan daha fazla turist var burada :D

*Hello kittyli Crocks : Aslında Burada Herşeyin hello Kittylisi var :D Sadece Crocks değil Motorsikletin bile Kittylisi var…

*Yol boyu Orospu : Beach Road Ortalama uzunluğu 6-7 km olan bir yol ve başından Walking Streetin girişine kadar yol boyu bekleyen Orospuları görebilir ve pazarlık yapabilirsiniz… Erkek Orospularda var ama işlevlerini anlamadım :DDDD

*Sabah altıda yemek yiyen insanlar : Heryede yanan mangallar, çubukların ucunda kedibalıkları, Domuz şişleri, tavuk kanatları…

*Sky Train : Metronun üstten giden versiyonu… İstanbula yapsalar trafik sorunu kalmaz… Tüm şehri üstten geçebilirsiniz… harika…

*Sirocco Sky Bar (Lebua Otel) : Bir Otel düşünün 63 katında bir sky bar var… offf fena hava koşulları müsait olursa tün Bangkokun gece ışıklarını izleyerek içkilerinizi yudumlayabileceğiniz Bangkoktaki nadide yerlerden :D

*Mutfağı olmayan evler : Thaililer evde yemek yemedikleri için evlerde mutfak yok… illa isteyen balkona sokağa bir tüp atıp üstünde pişiriyorlar…

*Kaşığa koymak için çatal kullanmak : İlk gördüğümde garipsemiştim… Mesela biz Noddle’ı çatala sarar yeriz, Thaililer o sardıkları noddle’ı kaşığa koyuyorlar… Ne yerlerse yesinler çatalı kaşığa koymak için kullanıyorlar…

*Şekerli mayonez ve yiyecekler : Bunlar akıllarının şekerle ve acıyla bozmuşlar… Mayonezleri şekerli, ekmekleri şekerli, Yengeçli ve sosisli poğaçamsı şeylerin üstüne bile şeker döküyorlar ve hatta ve hatta Yeşil mangonun yanına Şekerli biber veriyorlarki garip… Sadece garip….

*Teknoloji merkezinde kola standı : Teknosa ya da Mediamarkt gibi bir yerden kola alıp gezerken içebilirsiniz :D Kola dolabı var alla alla :D

05
Ara
10

Red Bull Garage Party Ankara !

Ankarada bir event vardı… Red Bull Garage Party… Nasıl bir etkinlik, içerik ne şöyle bir baktım, FG 93.7 nin DJ’lerinden DJ Erdinç Akbulut çalıyordu. Setine söyle bir baktık Progresive House çalıyordu… Eeee bari gidelim dedik adam pek fena çalmıyordu hem de FG nin DJ’i ve Red Bull’un partysi olduğu için Powerfull bir şey vardı önümüzde biliyorduk… Gece 00.30 civarı giriş yapmak için Kentparktan girdik… Önümüzde uzun bir sıra vardı ve aslında böyle bir kalabalık beklemiyorduk orada… Ankaralılar pek DJ’leri sevmez eller havayacıdırlar. Neyse Girişe yaklaştığımızda önümüzde 8 kişilik bir yabancı grup vardı ve girmeleri 5 dakika sürdü ama kapıdaki kızların bir türlü hesap kitap ve içecek fişi verememelerinden dolayı… Kapıdan kimlik göstermeden geçtikten sonra kaşe bastılar kolumuza üniversite yıllarındaki gibi ve sonra garaja inmek için asansörlere yöneldik. İlk şoku asansörde yedik. Asansörde önümüzde bir çift vardı kız mini etek ve simli file çorap giymişti… Bizde gözlerimizle birbirimize bakarak “Ne işi var simli file çoraplı bir hatunun garage partyde” diye düşündük… Asansörden çıkınca müziğin sesi bir anda çarptı… İlk önce çalan parçayı anlayamadık ama Türkçe çalıyordu ve yıkılmıştık… İçerdekileri görünce 2. yıkım gecikmedi… Reinaya ya da Ankarada Salataya gelir gibi giyinmiş hatunlar (miniler- maxiler – payetli kıyafetler), Takımlı tipler, apachiler…. Ben de garage party diye Standart bir flash t-shirt’ü kız arkadaşımsa polar giyip gelmişti… Çok paçoz (!?;!) kalmıştık garage party concepti için ! Ben dedim bu party’e içmeden katlanamayacam bara gidip içecek alalım diye ama barın önüne gittiğimizde bir gürüh karşıladı bizi. İçki almak için depişen insanlar ama barın önünde nerdeyse 50 kişi var ve birbirini fortluyordu içki almak için ! 50 az demeyin 3 metrelik ve 3 barmenin olduğu bir barın önünde 4 sıra halinde dizilmiş içki almaya çalışan insanları düşünün. Almaktan vazgeçtim tabi denemedim bile… Diğer bir bar vardır orayı deneyelim dediğimizde barın tam zıt tarafında partynin diğer ucunda 2.  bar’a yöneldik ama görüntü burada da aynıydı ve içki almaktan bir süreliğine vazgeçtim çünkü partyde sadece 2 bar vardı. 45 dakika sonra tekrar bu kalabalığın arasına girip bardan alkol almayı denediğimde elimizdeki fişlerle sadece Vodka alınabildiği ve Vodkanın bittiğini öğrendik… Lanet olsun parayla alalım dedim ve onun için viski gibi bir seçeneğimiz vardı sadece. 20 tl karşılığında KARTON bardakla Ballantines + Redbull aldım. Gayet hafif güzel bir içki olmuş :DD Biz tabi FG nin DJ Erdinç Akbulut çıkacak diye bekliyoruz ama bir türlü çıkmıyor saat 01.30 olmuş. 1. Barın orada sahneye yakın bir yerde bekliyoruz ve bir DJ, garage partyde Demet akalın , Serdar Ortaç ve buna benzer çalınmayacak herşeyi çalarken herkes apachiler de apachi dansı yaparak kopuyorlardı :S  Bara vodkanın geldiğini gördüğüm gibi uçtum bara, 2 tane bol buzlu vodka + Red Bull alıp hızlıca hüplettim :D  En sonunda biz karar verdik bu adam FG’nin DJ’i olmalıydı :S Neyse yakınlarda organizatör boyun askılı biri vardı…

  • Nif :”Pardon… Pardon… Organizatörmüsünüz ?” .
  • Adam:”Sorry I don’t understand” .
  • Müziğin yüksekliğinden anlayamamış olduğumu zannettim adam ingilizcemi konuşuyordu :S Party de tek konuştuğum adam yabancı çıkamazdı ya derken…
  • Nif: “Sorry… Sorry… Where is the FG DJ?” diye sordumadam sesten anlamadı ve de  ben söylediklerini sesten anlamadım ama dediği,
  • Adam: “I came first time in Ankara…. sorry I cant help you” gibi bişey dedi.

“Sevgilime gülerek dönüp konuştuğum adam yabancı çıktı ve ilk defa Ankaraya gelmiş” dedim.

Aptal müzikleri dinleyip mini etekli kızları çekiştirip, apachilerin dansını izleyerek bir süre geçirdikten sonra müzik kısıldı… Polis basmıştı party’i… Sesin yükselmesini bir süre bekledikten sonra WC ye gidelim dedik ama wc’ler 4 kat yukarda çıkışın oradaydı… 4 kat çıktık, çıkışa kadar gittik, WC ye geldik… Kız arkadaşımı beklerken WC’nin önünde çalan müzikler partyde çalan müziklerden daha iyiydi… Party’e dönelim derken bir elinde telsiz olan bir adam “Konser bitti” dedi bizde “Komser gitti” anladık ve yürümeye devam ettik. Sonra şimşek çaktı ve adama dönüp “Konser mi bitti, komser mi gitti” diye sorduk.  “Konser bitti dağılıyorlar ve aşağı inişler yasaklandı” dedi :S bizde dönüp partynin bitişiyle eve gidelim dedik. Çıktık, arabaya gittik, binip çıkarken polis alkol kontrol noktası atmışlar bizi çevirmeye soktular. Ben 1 viski ve 2 vodka içmiş olarak bu sefer “SIÇTIM” dedim. Gerekli belgeleri verdik ve üflemem istendi… Bende gayet üfledim…  0.31 artıyor yavaş yavaş, .32 .33. 34 polis “0.50 ye kadar iznin var .51 derse bende bişey yapamam” dedi… .35 .36 yukarı doğru saymaya devam ediyor ama benim kalbim güm güm, yediğin cezayamı üzülürsün bu salak party için yoksa arabanın çekildiğine ve 6 ay ehliyetine el konulduğuna mı? derken sayım devam ediyor .37 .38 .39 dedi ve Dııııııızzzztttt diye dünyada duyduğum en güzel seslerden biri geldi. sayım durmuştu ve 0.39 promil alkollü çıkmıştım :S Çok sevindim duruma tabi ve bir orgazm sigarası yaktım ama yolda giderken şöyle bir düşündüm, ortalama Birbuçuk saat içinde 1 viski ve 2 vodka Redbull içmiştim ve bardak başına 0.13 promil alkol oranı çıkmıştı… Bize alkol yerine su mu vermişleri :S Gecemiz böyle geçti işte Garage party, Elektronik Demet Akalın – Sertaç Ortaç ve adını bilmediğim hep bir ağızdan söylenen parçalar, düğüne gelmiş gibi kızlar, mini-maxi etekler, payet islemeli kıyafetler, simli file çoraplar, apachiler ve dansları, karton bardakta Alkolümsü + Red Bull, polis baskını ve çevirme…
Son olarak…

Aiskhylos demiş ki : “Acının ödülü tecrübedir.”

07
Eki
10

Yaş 16 !!11!B!r1!

(Bu yazıda yaşadıklarım tamamen gerçektir… adı geçen maddeleri açıklamayacağım kusura bakmayın )
O zamanlar yaşım daha onaltı… Deli gibi aşığım hatuna, böyle damarlarımda testesteron tonla… Kaçmışım hatunun peşinden İzmire gitmişim… Gitttim ama plan onlarda kalmaktı ama babasının evden geç gideceği tutttu şantiyeye. Annesi beni seviyordu o yüzden büronun anahtarını verdi ve operasyon böyle başladı… Gece ben onlarda kalamadım baba evde… kalacak yer yok neyse ki büronun anahtarını almışız ama kızı evden kaçırmak lazım… Neyse ki çöpü kapıcı geceleri topluyor. Bende erketede yatıyorum, kapıcı kapıyı çaldı. Salondan kapı gözükmüyor annesi çöpü atma bahanesiyle kapıyı açtığında kızı kapıdan aldım çaktırmadan sonra izmir gecelerine aktık hemen… Bir yerde bunu bir arkadaşı Ş. ile buluştuk… Ş. bütün yazımızı burnumuzdan getiren iğrençoit. Dakika bir gol bir “Kızım bana Doc (psikiyatrist) ne yazdı biliyormusun” dedi ve poşeti gösterdi… İçinde dozajında kullanıldığında tedavi edici çok kullanıldığında kafa yapıcı yeşil reçeteli birşeyler var :S Neyse aldık hatunu B. nin annesini büroya gidiyoruz… B. dedi ki C. de gelecek onunla kıbrıs şehitlerinde buluşacaz… Eywallah dedik gittik. C. yi aldık birde baya bira stokladık ofise geçtik… Neyse birkaçar tane bira içtikten sonra C. eve gitmemiz lazım ben biraz emanet (kafa yapıcı şeyler) alıp gelmem lazım dedi. “Gel benimle sende” dedi, bende ” eywallah gidelim dedim… Neyse muhabbet ediyoruz oda benim eski hatun B. den hoşlanıyormuş çaktırmadan yolda beni tehdit ediyor. C. nin evine varmaya yakın “balkondan gireyim evdekiler farketmesin ” dedi bende eywallah dedim, nerden girersen gir diye düşündüm ama bahçe girişi falan zannettim. Baya bir yürüdükten sonra ıssız sokaklarda geldik evin önüne, “ben bir gidip geleyim “dedi. “sen burada bekle ben beş dakikaya buradayım “diyip balkonlardan tırmanmaya başladı ama tırmanmaya başlayıp bir türlü tırmanması bitmeyince evinin en üst katta olduğunu öğrendim. 4. kata kadar herif balkonlardan tırmandı. Balkona çıktı , yaz havası kapısı açık içeri daldı kız kardeşi başrış çağırış, çığlıklar hafiften ” bir kere de kapıdan gir” diye bağırıyor, dedim “bu çocuk hasta, her seferinde balkondan giriyor anlaşılan”, neyse birşeyleri aldık o hızla ofise döndük… Hatunlar biraları çekmiş, bizi bekliyorlar. Neyse bunlar hazinelerinden birşeyler çektiler ve 20 dakika sonra tribe girdiler. O zaman kadar Bad trip diye bir şey bilmiyordum o gece öğrendim. bunların uçuşu başladı ama ben bişey almadığım için garip geliyor… Ş. öyle bir uçmuş ki artık dalga geçer oldum, halüsinasyonlar başladı. bende geceyi en azından güzel geçsin diye Ş.nin halüsinasyonlarını kullanmaya başladım. Sabaha karşı ayılmaya başlayınca Ş. Tutturdu ben eski sevgilimin yanına gidecem bu gece diye… Her boku bu ayarlıyor diye bende bundan kurtulmam gerektiğini biliyordum. Telefon etti çocuğa gelecem falan diye çocukta gel dedi… ama gidecek parası yok herşeyi birşeylere yatırmış ve alkole :S neyse bende cebimdeki tüm parayı verdim ” tamam ben alırım senin biletini eğer sen gitmek istiyorsan” dedim, ama amacım onu B. den uzaklaştırmak sadece. hatuna parayı verdim sabah ilk otobüsle gitti gideceği yere… Bizde B.’nin evine gidiyoruz babası gitmiş evde kıçımız rahat yer görsün diye. Kapıyı çaldık, kapıyı annesi açtı “Nerde kaldınız gazete ve ekmek nerede” dedi… Bizde şaşkınlık ama mutfağa girince şaşkınlık bitti hemen operasyona döndü… İçeride Ş. nin annesi ” dün gece gelmedi Ş. gördünüz mü?” demez mi ? offf Lafı eveleyip geveleyip görmediğimizi anlattık, bir bilse kızının evden kaçmasında ki sponsorunun ben olduğumu.. Yorgunuz uyuyalım falan diyip odaya geçtik. Uyandığımızda Ş. nin annesi yoktu B’nin annesi ne yapıp edip göndermişti. Kahvaltı yaptık, Sonra izmir sokaklarına atıldık, Bir dolu yer gezdik B’yle sonra C de bize katıldı kıbrıs şehitlerinde gitar çalıp para topladık Sarap alıp o paralarla kafamızı kıyak yaptık. Yorucu bir günün de ardından ve erken uyanmanın verdiği güç kaybından eve dönmeye karar verdik… B. ile sitelerine geldik, asansöre bindik, saıldı bana , mutluydum ve ellerimin arasından yavaşça kaydı… Asansörün dibinde yatıyordu ama asansör mezar gibi ufacıktı. Kata geldiğimizde kapıyı açtım, sürükleyerek onu dışarı çıkardım, kucağıma aldım , kapıyı çaldım ama kalbim nasıl hızlı atıyor ilk önce öldüğünü zannettiğim B, bayılmış :S Annesi açtı kapıyı , “Tansiyonu düştü bayıldı asansörde “dedim içeri girdik… Yatağına yatırdım… Ömrümden ömür geçti ama izmirde bir buçuk günü böyle yaşadım… Evet 16 yaşında bir çocuk için fazlaydı… ama böyle büyüdüm, ben böyle nif oldum…
George Carlin demiş ki : “Hayat kaç defa soluk aldığınız ile değil, soluğunuzu kesen olayların sayısı ile ölçülür…”

 

26
Eyl
10

Acele eden öküz….

Geçenlerde bir haber vardı… Düğün günü alkollü şekilde eve dönüş yolunda aşırı hız yüzünden arabanın kontrolünü kaybeden evli çift ağaca çarpıp ölmüşlerdi… İşte böyle olunca hiç üzülmüyorum nedense, vicdanım medusa görmüş vicdan gibi taşlaşıyor… Ne o alkolü çekince gerdeğe mi geç kaldınız, yoksa çok alkol alınca tuvalete yetişmek için mi hız yaptınız. En mutlu gününüzde bu kadar ölümcül bir hatayı nasıl yaparsınız… Eğer karını gerçekten seviyorsan neden hayatını tehlikeye atıyorsun bire vicdansız Michael Schumacher… İnsanlar ne kadar düşüncesiz ve bencil olabiliyor ya da tam bir aptal… Size bir ayrıntı daha vereyim ve şok olun. Bu iki aceleci sevişgen emniyet kemerlerini taksalardı hayatta kalabilir istedikleri gibi bir gerdek geçirebilirlerdi.. Hoş umrumda değilsiniz o ayrı konu ama siz siz olun böyle hatalar yapmayın… Ölürsünüz. Evet; alkol aldığında normal düşünemeyebilirsin, evet; o günü heyacanı damarlarını adrenalinle doldurmuş olabilir, evet; o kalabalıktan ve yoğunluktan en kısa zamanda kendini dışarı atmak için can atıyor olabilirsin ama kimsenin ama kimsenin hayatıyla oynama hakkını sana vermez… Şimdi koca bir sessizlik içinde, bir karış toprağın altındasın… Artık aceleye gerek yok… İstediğin kadar orada kalabilirsin…

Anonim bir laf vardır “Acele eden öküz ahıra sıçarmış” diye….

24
Ağu
10

Night Club Rules !

Bu yaz tatilde bir süre Bodrum ve Marmaristeydim ve gördüğüm kadarıyla gece klubüne gitmek için ve gece gerçek birilerini tavlamak için ne yapmanız gerektiğini anlatacağım…

Eğer Kızsanız…
* Kesinlikle mini bişeyler giyin hem yaz için havadar pek terlemezsiniz ve dansederken sexy duruyor… özellikte basamaklarda.
*O senenin topuklu ayakkabı modasını takip edin ama ayaklarınız çirkinse az gösteren şeyler tercih edin.
*Lütfen saçlarınızı yaptırıp gelin ama Tecavüze uğramış Bülent Ersoy modeli olmasın
*İçeri girer girmez öküzlemesine içmeyin…
*Pipetle içebileceğiniz şeyler seçin Vodka türevleri gibi… Pipetle içmek kızlarda sexy duruyor tabi becerebilirseniz. Pipetten üfleyerek baloncuk çıkartırsanız sizden ıslak köpekten kaçtıkları gibi kaçarlar…
*Güneşten yanmayan kısımlarınız tabi çok aşırı değilse, erkeklerin görmesi onları kışkırtır ama yanlış kişileri kışkırtırsanız sonuçlarına katlanırsınız…
*Durmayın Dansedin, öyle bar önünde kırıtmakla, kenarda köşede oturmakla olmuyor…
*Birileri yanınıza geldi baktınız sarmadı tipler hemen uzaklaşın, zaman kaybetmeyin gece düşündüğünüz kadar uzun değil, siz bakarken diğerleri kapıyor…
*Çok sarhoş olmamışları seçin yoksa gecenizin tadı kaçar…
*Gerçekten hoşlandıysanz bişeyler ısmarlamasına izin verin yoksa o içkiyi içene kadar onunla konuşmak zorunda kalabilirsiniz…

Eğer erkekseniz…
*Sinek kaydı traş olmayın iş görüşmesine gitmiyorsunuz ama Amerikaya gitsen el-kaide diye tutuklanacak kadarda sakalınız olmasın…
*Modayı takip edin, rahat bişeyler giyin ama 10 TL lik T-shirtlede gitmeyin, o T-shirtle ancak balık et ve üzeri bir av yakalayabilirsiniz.
*Paranız olabilir ama kenarda köşede kalmış vip locaları tek başınıza ya da arkadaşlarınızla tutmayın, muhabbetten uzak kalırsınız… O zaman paranız önemli değil, zamanınızı boşa harcarsınız…
*Aktif olun dansedin ama kızlar size bakıp salak salak gülüyorsa ve arkadaşlarına sizi gösteriyorsa dans etmeyle ilgili bir sorununuz var demektir, cool takılın ve gündüz aynanın karşısına geçip dansınızı düzeltin :D
*İçeri girer girmez öküzlemesine içmeyin… Hafif bişeylerle başlayın…
*İçerde rakı içen kız yoksa rakı içmeyin.. (Benim kadar çok sevseniz bile)
*Kızlara kafadan yazmayın, hiç birşey elde edemezsiniz. Yavaşta davranmayın sizden önce kaparlar. Yeteri kadar göz kontağı (kesiştiğiniz) kızın yanına gidip şansınızı deneyin…
*İçmiş olanından seçin ama zurna gibi sarhoş olanından seçmeyin…
*Kızlar romantik parçalar çalıyorken telefonlarını verme olasılığı 2 kat daha fazlaymış. Diskoda nerden bulurum slow demeyin aşklı meşkli bir parça çaldığında deneyin, 2 katı olmasada şansınız daha yüksek unutmayın…

M.L.King demişki “Yaşamın uzunluğu değil, nasıl yaşanıldığı önemlidir.”…….




Twitterdan Takip Et

Enter your email address to subscribe to this blog and receive notifications of new posts by email.

Diğer 1.440 takipçiye katılın

Blog Stats

  • 77,932 hits