Şubat 2010 için arşiv

21
Şub
10

Gül ile Bülbül…

Gül ile bülbülün hikayesini bilirmisiniz… Gülün kırmızı rengini almasının hikayesini… Bülbül gül’e aşık olur ama onların aşkı bülbül için gerçekten acı verici bir aşktır. Bülbül ona bakmaya doyamaz… Her gün ona güzel sesiyle şarkılar söyler… ama gülün tek isteği özel olmak olmayan bir gül olmaktır aslında… ve bir gün gül dikenlerinden birini bülbülün kalbine batırır ve bülbülün kanı ve aşkıyla kırmızıya dönüşür. Tabi bülbül kan kaybından ölür… aşkı için ölenler çok satanlar ve romantik aşk hikayerinden görünsede aslında örümceklerden karadulun hikayesinden pek farklı değildir durum. Çiftleşmek için erkeği kullanır ve çiftleşme sonrası onu zehriyle öldürür… ve peygamber develeride çiftleşme anında çiftleştiği erkeğin kafasını yiyerek başlar işe ama beden çiftleşmeye devam eder duramaz. Çok romantik değilmi… işte öyle değil aslında… Birilerinin acı çektiği hikayeler hiçbirzaman romantik olmamıştır, olmayacaktır… W.H. Auden in bir şiirinde şöyle der “Evil is unspectacular and always human and shares our bed… And eats at our table.” yani ” Şeytan her zaman gösterişsizdir… ve genelde insandır… yatağımızı paylaşır ve masamızda yemek yer” o yüzdendir ki kimle yatıp kalktığınızı, yemek yediğinizi, zaman geçirdiğinizi bilin ki hayal kırıklığına uğramayın… Bu sözle bu yazıyı bitirmek istiyorum “Dikeni göte batmaya basladiysa, Baslarim oyle gülün hatrina !”

Reklamlar



Twitterdan Takip Et

Enter your email address to subscribe to this blog and receive notifications of new posts by email.

Diğer 1.440 takipçiye katılın

Blog Stats

  • 77,748 hits