26
Ağu
09

Animeler Benden !

Evet Anime nedir ne değildir anlatmayacağım. Sadece animelerle ilgili genel bilgiler vererek bir kaç favorimi sizinle tanıştırmak istiyorum. Anime kısaca animasyon ya da çizgi film demektir ama çizgi film deyince akıllara gelen Tom ve Jerry gibi çizgi filmler değil. Çizimlerinden başlayıp konu, senaryo ve kurgularına kadar anime şablonu içine yerleşmiş animasyon dizilerdir. Aslında ilk olarak manga (çizgi roman) şeklinde yazılmış ve sonra animeye; okumaya üşenenler için filmleştirilmiş çizgi roman animasyonlarıdır. Osamu Tezuka öncülüğünde yola çıkan anime hikayesi baya genişlemiş ve Senaryo,kurgu ve Çizim yönünden mükemmelleştirilmiş eserler ortaya çıkmaya başlamıştır. Tabiki Japon kaynaklıdır ve en büyük anime sektörü japonların elindedir. Şablon dediğim kısıma gelecek olursak büyük gözler ve uzun bacaklar, kompleksli Japonların işi olduğu düşünülsede aslında kökeni batılı kaynaklardır ve tabiki bütün animelerde bunlar kullanılmaz. Ayrıca şablon içersinde yer alan etkilere verilen ABARTILI tepkileride gösterebiliriz. Türkiyede izleyici kitlesiçok kısıtlı olsada animeler dünyada Prime time saatlerinde gösterilen ve milyonlarca izleyicisi olan animasyonlardır.

Şimdi size ilk animemizi tanıtmaya başlayabilirim. İlk favorim Narito. Aslında Narutoyu 2 bölümde ele almak gerekiyor Naruto ve Naruto: Shippuden. Neden 2 blümde aldığımızı yazının geri kalan bölümleri size açıklayacaktır. Naruto da birçok anime gibi serüvenine mart 2000 de manga olarak başlayıp Ekim 2002 de hem manga hem de anime olarak devam etmiştir. Ama birbirlerinden bağımsız birşekilde yürümektedir bu yapı. manga önden anime arkadan takip etmektedir.ancak anime manganın bir kaç bölümünü birden kapsayabildiğinden anime mangaya yetişmeye başlamıştır. 135. bölümden sonra animeyle manga birbirine çok yaklaşmış ve mangayla arayı açmak isteyen yapımcılar filler-lara (doldurma bölümler) başvurmuşlardır. Bu bölümler kısa ve özgü hikayelerden oluşmaktadırlar. Genelde 1 bölüm veya birkaç bölüm sürebilmekte konudan uzaklaşıldığı için sıkıcı olabilmekteydiler. Bence çok gereksiz bölümlerdi ve bu bölümleri izlemek Narutonun aksiyonuna alışmış kişiler için çok sıkcıydı ve bu bölümler 85 bölüm sürmüştür. Narutonun hikayesine ve karakterlerine gelirsek eğer serinin odağı 12 yıl öncesine dayanır. Kyubi (Dokuz kuyruklu şeytan tilki) çok güçlü bir yaratıktı ve konohagakure ‘ye (Gizli Yaprak Köyü) saldırmıştı. Tek kuyruğuyla bile dağları yıkabilecek kadar güçlü olan bu tilkiyi Yaprak Köyü’nün lideri Dördüncü Hokage kendi hayatını feda ederek bir çocuğun içine mühürledi ve bu çocuğun adı Naruto Uzumaki idi.

Tabi içine Kyuubi mühürlenmiş Narutodan köydeki herkes korkuyordu ama Dördücü Hokage ona saygı duymalarını istemişti. öyle olmadı ve Üçüncü Hokage köyde bu konunun konuşulmasını yasakladı,kimse konuşmayacaktı ve anlatmayacaktı en yakınlarına bile. Naruto köyde çok yalnız kaldı ve ilgi çekmenin kendince bir yöntemini buldu; yaramazlık, muzip şakalar, aşırı tepkiler. Daha sonra katıldığı ninja akademisinde devam etti ve özel bir teknik olan çoklu gölge kopyalama tekniğiyle mezun oldu. Seri dram ve komediyi harmanlamış ve arkadaşları (aynı zamanda ekibi ) ile birlikte büyümeleri gelişmeleri ve bunların arkasında eğlenceli,tehlikeli ve heyecanlı hikayelerini anlatır.Naruto iki arkadaşı Sasuke Uchiha ve Sakura Haruno ile çok deneyimli bir hoca olan Kakashi Hatake’nin üç kişilik takımında yer alır. En büyük hayali hokage olmaktır.Naruto ve ekibin ilk ve zorlık dercesi çok yüksek karşılaşması Zabuza Momochi ve partneri Haku ile olur! Aksiyon potansiyeli oldukça yüksek ve keyifle izlenebilen her karakteriyle ayrı ayrı ve ince ince düşünülmüş bir hikaye üzerine oturtturulmuş sürükleyici ve heyacan verici bir anime :D Aslında anlatacak çok şey var ama işin heyecanını bozmak istemem ve gereksiz spoiler atmaya gerek yok. İzleyin ve görün…

Tabi Naruto yazının başında belirttiğim gibi bitmiyor ve serinin 2. bölümü olan Naruto: Shippuuden le devam ediyor. Burada bir çok şeyi aslında yazamayacağım Naruto: Shippuudenle ilgili; spoiler atmak istemem. Ama kısaca anlatabileceklerim Jirayanın yanında 2.5 senelik bir eğitime çıkması.Naruto’nun iki buçuk yılllık yokluğunun ardından dönüşü ile başlayan maceralarını anlatır. Naruto büyümüştür ve eski sakarlıklarından arınmıştır. İçine hapsedilen dokuz kuyruklu şeytan tilkiyi (Kyubi) artık daha iyi yönetebilir olmuştur. Akatsuki bu bölümlerde büyük önem taşır. Akatsuki; Çok güçlü ve gelişmiş ninjalarda kurulu ve heryeri ele geçirmeye ve güçlerini arttırmaya çalışan yasa dışı gruptur. Jinchuurikileri yani Kyubi (Dokuz kuyruk) gibi mühürlenmiş yaratıkları toplarlar.

Şİmdi de geldik Bleach’e… Manga olarak Ağustos 2001 yılında başlamış ancak 2004’ün ekiminde anime olarak yayına çıkan bir anime serisidir. 2005’te shounen kategorisinde Şogakukan Manga Ödülü’nü aldı.İlk 63 bölüm, manga baz alınarak çevrildi, bunları takip eden 46 bölüm animeye özgü bir konuyla devam etti. 110. anime bölümünden itibaren anime, manganın hikâye çizgisine geri döndü. Ana karakterimiz Ichigo Kurosakidir ve Ichigonun ruhları görebilmektedir ve bu özelliği sayesinde aslında görmemesi gereken şinigami (Ölüm Tanrıları – Ruh biçicileri) Rukia Kuchiki yi odasında görmesiyle başlar. Odasında bir yabancı olmasına sinirlene Ichigo Rukia ile tartışmaya başlar ama tartışmaları Hollow (şeytani ruh)un çıkmasıyla kesilir ve Rukia ağır yaralanır. Rukia Ichigoya güçlerinin bir kısmını verir ve Hollow ile savaşabileceğini umar ancak Ichigo Rukianın tüm güçlerini alır ve Hollow’u yener. Daha sonraki günlerde Rukia Ichigonun sınıfına transfer öğrenci olarak gelir ve Ichigo buna çok şaşırır. Rukia gigai (yapay insan vücudu) kullanır ve yeteneklerinin iyileşmesini bekler ama Ichigonun normalolmayan gücü tüm yeteneklerini emdiği için dönüşü kolay olmayacaktır. Tabiki bu arada Ichigo Rukianın şinigamilik görevini üstlenmek zorunda kalır ve hikaye böyle başlar. Spoiler atmadan şöyle bir üstünden geçersek gerçekten ilerleyen bölümlerde sadece hollowları kesmenin ve diğer tarafa göndermenin dışında çok aksiyonlu ve bol karakterli bir anime olarak kesinlikle izlenmesi gerektiğini düşünüyorum… Soul Society’nin keyfini çıkarın :D

Full Metal Alchemist – Genel olarak izlediğim animelerden çok daha farklı bir anime olduğunu ve keyifle izlendiğini ama kısa soluklu bir anime serisi olduğunuda söylemeden geçemeyecem ! Manga Şubat 2002 den beri devam etmekte ancak anime serisi kısa soluklu olarak 2003 ekimle 2004 ekim arasında yayınlandı ve bitti :( Full Metal Alchemist 20. yüzyılın başında Amestris isimli bir ülkede geçer. Bu fantastik dünyada simya bilimi çok ağırlıklı kullanılmaktadır ve zaten anime serisinin başlamasının nedenide simyadır. Simya; simya dönüşüm çemberi kullanılarak yapılan ve bir maddeyi bir başka maddeye çevirmeye ya da eşyaya çevirilir ama eşit takas prensibi geçerlidir. Ana karakterlerimiz Edward ve Alphonse Elric Amestris ülkesinin Resembool köyünde yaşamaktadırlar. Edward çok küçükken ve Aphonse daha bebekken babaları olan ünlü simyacı Hohenheim evden ayrılmış ve dönmemiş ve anneleri Trisha Elric’i onları büyütmüşdü ama birgün ölümcül bir hastalık yüzünden annelerinide kaybettikten sonra kendilerine simya öğretecek ve simyalarını geliştirecek birini bulana kadar konşuları Winry ve onun babaannesiyle yaşarlar. Eğitimlerini tamamladıktan sonra babalarının notlarının arasında bir simya çemberi bulurlar ve annelerini hayata döndürmeye karar verirler. Ancak simyada hayata çevirmek ve canlı oluşturmak yasaklanmıştır. Sadece üretmek olduğu için değil aynı zamanda bu işin çok tehlikeli olduğu için yasaklanmıştır. Annelerini geri getirmek için simya yaparlarken beklenmedik bişey olur ve Edward’ın sol bacağına, Alphonse’un da tüm vücuduna mal olur. Kardeşini kurtarmak için ümitsiz bir çabayla Edward, sağ kolunu kurban eder ve kardeşinin ruhunu bir zırha mühürler. Bundan sonra, Edward’ın sol bacağı ve sağ kolunun yerine Automail, bir çeşit gelişmiş protez uzuv, takılır.Roy Mustang isimli bir Devlet Simyacısı, Bu dönüştürme sırasında gelir ve çocukların ölmediğini ve simyadaki yeteneklerini görüp amaçlarını başarmanın tek yolunun devlet simyacısı olmak olduğuna ikna eder. Roy Mustang zaten Elric kardeşlerin babaları için gönderdiği mektup üzerine orada bulunmaktadır. “Full Metal” aslında Japoncada inatçı birini tanımlamak için kullanılır ve Edward devlet simyacısı olduktan sonra ona özel bir isim verilerek Full Metal Alchemist oldu ancak kimileri Alphonsenin Zırhından dolayı verildiğini düşünmektedirler. Hikayemizde simya gücünü arttıran felsefe taşının peşinden giderken yaşadıkları maceralar anlatılmaktadır. Anime severlerin kesinlikle izlemesi gereken bir anime olduğunu düşünüyorum. Kısa soluklu olması beni üzsede yinede keyifli bir deneyim oldu.

Ve son olarak Amerikan meşeili bir anime örneği vermedende geçmek olmaz. Avatar – The Last Air Bender, Aslında tam olarak animemidir yoksa klasik çizgi film klasmanınamı alalım tam emin olmadığım bir anime aslında. Yine de heyecanlı kurgusu, aksiyonlarıyla ve şirin karakterleriyle keyifle izledim. Güney Hava Tapınağında bir zamanlar yaşayan Aang’in Avatar olduğunu öğrenmesi gereken zamandan 4 yıl önce 12 yaşında öğrendikten sonra öğreticisi ve koruyucusu Keşiş Gyatso dan ayrılmak ve eğitimine devam etmek için tapınaktan ayrılması (Kaçması erken söylendiğinden kafası karışıktır) ve Uçan bizonu appayla bir fırtınaya yakalanarak denize düşerler. Dibe doğru batmaya başlayan Aang Appayı korumak için balon yapar ve bir buz dağının içine hapsolur ve buzdağıyla beraber güney kutupuna sürüklenir ve 100 sene orada kalır. Hikayemizde Katara ve Sokkanın Aang’i bulmasıyla başlar. Avatar Aang son hava bükücü ve arkadaşlarının acımasız Ateş Ulusuna karşı yaptıkları savaşı anlatır. Bu dünyalarda elementler ön plandadır. Hava, Su, Ateş, Toprak. Aang tüm bu teknikleri öğrenmek için tüm ulusları gezer ve ateş ulusuyla savaşmak için yeteneklerini arttırır. Diğeranimelere göre mangası olmayan Amerikan menşeili bir animedir. Şubat 2005- 2008 arasında yayınlanmıştır. Anime olarak japon etkilerini taşıması gerektiğini düşünen yapımcılar anime başlık resmine çince karakterler koymuşlardır. Bunlar “Ölümlü dünyaya inen medyum” anlamına gelir. Neden böyle bişey yapmışlardır pek bir fikrim yok. izlemeye değer amailk önce öbürleri !

Bu arada Death Note severler büyük ihtimalle neden onuda yazmadığımı soracaklar ama şimdilik daha izleyemediğimi söyleyerek soruyu yanıtlayabileceğimi düşünmekteyim !

Herkese iyi seyirler :D

Reklamlar

0 Responses to “Animeler Benden !”



  1. Yorum Yapın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


Twitterdan Takip Et

  • kendimi muzige biraktigimda gittigim yerlere sizi de goturmek isterim. kendimi daha acik ifade edebilecegim bi yer yok cunku. 3 months ago

Enter your email address to subscribe to this blog and receive notifications of new posts by email.

Diğer 1.440 takipçiye katılın

Blog Stats

  • 77,368 hits

%d blogcu bunu beğendi: