28
Tem
09

Road Trip or Lake Trip

Evet; Size Bir Gezi Rehberi Hazırladım :D
Halilazırda Uğur ve Özge ile çıktığımız fotoğraf çekmek ve güzel bir hafta sonu geçirmek üzerine yaptığımız geziyi paylaşacağım. Fotoğraflarla desteklenecek bu roadtrip’i keyifle okuyacağınızı hatta fotoğraflarda beğendiğiniz yerlere gideceğinizi düşünmekteyim. Bir DSİ çalışanının bile bir günde bizim kadar göl ve baraj gölü görmediğine iddiaya girebilirim.

Evet önce gelelim ilk durağa Kurtboğazı Baraj Gölü. Orman alanı güzel, su var, piknikçiler sarmış dört bir yanı ama suyu ilk görmemizin verdiği keyifle fotoğraf makinelerine sarıldık ve su dolu bir yerlerin manzaralarının fotoğraf- larını çektik :D Fotoğraftan da anlaşılacağı gibi aslında pek bişey yoktu, ancak Uğur göle değil kelebeklere dalmıştı; durmadan fotoğraflarını çekiyordu :D Biz de gölgede gölü izledik. İlk durağımızda daha canlı bir yer hayal etmiştik ama göl yerine çoook büyük bir su birikintisiyle karşılaştık; neyse en azından kelebekler vardı !

Pek fazla bir şey bulamadığımızdan tekrar yola çıkmaya karar verdik ve yola koyulduk Üçbaş Göletine doğru. Elimizde çok ayrıntılı bir harita kitapçığı… Yine de gölü bulmakta epey zorlandık. Üçbaş Köyü ufak bir köy. 5-6 km stabilize yoldan sonra beklediğimizdendaha büyük bir göl bulduk. Bulana kadar pek emin olamadım gölden… Kuruduğunu düşündüğüm ve bulamayacağımı düşündüğüm noktada Uğur’un biraz daha gidelim demesi bize bir göl kazandırdı.

Hiç piknikçi bulunmayan doğayla baş başa keyifli bir mekandı. Cinsini bilmediğim balıkçıl kuşu bizi karşıladı ama balıkçılların pek bizim bulunduğumuz tarafta olmadığının farkına vardık.

Bizi tek karşılayan balıkçıl değildi. Kocaman bir böcekle karşılaştık ve renklerine aşık olduk :D Hiç bu kadar büyük bir böcek görmemiştim. Protein deposudur eminim :D Ve bol bol fotoğrafını ve kendimizin fotoğraflarını çektik.

Üçbaş Gölünden çıkıp Kızılcahamam Soğuksu Milli Parkına doğru yol üzerinde leylekler dikkatimizi çekti :D Süper kuşlar heryerdeler ve kocamanlar :D Hatta yavruları var; tabi ki onlar da kocamanlar :D

Sonra bir teyzeyle karşılaştık :D Beni evime götürür müsünüz dedi. Yaşlı bir teyze ! Kızılcahamam’dan olduğumuz yere kadar yürümüş… köyüne dönüyor. Ben de kıramadım , gruba danışarak bırakma kararı aldık. Eğlenceli bir teyzeydi. Yol boyunca çocuklarının hayırsızlığını ve balık yemediğini anlattı :D

En sonunda onun sabah yürüdüğü yolu biz arabayla 15 dakikada katederek Kır Köye geldik. Kır Köyde Yüzüncü Yıl Göleti vardı; ufak, şirin sulama amacıyla yapılmış insan yapımı bir gölet :D

Göletin etrafında fotoğraf çekildik. Fotoğrafta da göreceğiniz eşşekli teyzeyle tanıştık ve gezinin en keyifli anlarını geçirmeye başladık ve konuşması ve diline pelesenk olan “Yalan Söylemeyim” lafı bizimde o andan itibaren dilimize pelesenk oldu ve gezinin daha bir keyifli geçmesini sağladı.

Oradan çıktıktan sonra tekrar Kızılcahamam Soğuk Su Milli Parkına doğru yol aldık. Soğuk Su Milli Parkı tam bir piknik alanına dönüşmüştü. Biz de içeride turladıktan sonra karnımız acıktığı için Milli Park girişindeki Ahmet’in yerine gidip ızgara köftelerimizi sipariş ettik. Üst tarafta çam ağaçlarının altına atılmış masalarda oturarak köftelerimizi afiyetle yedik :DSonra Eğrekkaya Baraj Gölüne doğru yola çıktık. Çıktık ama girişi kaçırmamdan dolayı yola haritaya göre devam edip, arka girişinden girmeye karar verdik. Oldukça uzun bir yol sonrasında onu da bulamadığımızdan dolayı dönerek, Akyar Baraj Gölüne gittik. Arka taraftaki girişten girip ön taraftan çıkamayı planlamıştık ancak su düzeyi çok yükseldiği için yol su altında kalmıştı :D

Uğur bizim hoplarken zıplarken fotoğraflarımızı çektikten sonra fazla bişey bulamadığımızdan dolayı yola koyulduk ama en güzel nokta buranın da piknikçiler tarafından basılmadığını görmekti :D Heryerden besili kurbağa sesleri geliyor ve yeşilliğin ortasında sonu suyla biten bir yolda keyifli fotoğraflar çektik.

Ve son durak olarak Çamlıdere Baraj Gölüne gittik. Kesinlikle bu gezide gittiğimiz en büyük ve en güzel baraj gölüydü. Akşam üstü olmasının verdiği ektiden midir yoksa diğerlerine göre daha doğal görünmesinden midir bilmem ama Ankara yakınlarında gördüğüm en güzel göldü.

Keyifle manzaranın tadını çıkardık ve bol bol fotoğraf çekilmeyi ihmal etmedik :D

Ve dönüş yoluna çıkmaya karar verdik ve güzel anılarımızı da alıp arabaya bindik. Ama indiğim yer pek iyi değilmiş ki , arabayı oradan çıkarmakta epey bir zorlandım. Aklınızda bulunsun; Çamlıdere Baraj Gölüne giderseniz, arabayı suya fazla yaklaştırmayın :D Çamlıdere’den otobana çıkıp Ankara’ya döndük… yorgun ama keyifliydik kesinlikle.Bu gezide 6 göl (1 tanesinin yolunu bulamamıştık, gidemedik ), 1 milli park, sayısız leylek, kelebek ve böceği ayrıca litrelerce su, ice tea ve kolayı ve en son olarak da 450 km yolu geride bırakıp, güzel anılar ve fotoğraflarla evimize döndük :D

Bu gezi yazısını güzel fotolarıyla renklendiren Dostum Uğur’a (Tüm fotoğraflar Uğur’a aittir) ve geziyi daha çekilir hale getiren Özge’ye teşekkür ederim :DUğur’un portfoliosunu görmek isterseniz : http://www.ugurdoyduk.com

Reklamlar

0 Responses to “Road Trip or Lake Trip”



  1. Yorum Yapın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


Twitterdan Takip Et

  • kendimi muzige biraktigimda gittigim yerlere sizi de goturmek isterim. kendimi daha acik ifade edebilecegim bi yer yok cunku. 3 months ago

Enter your email address to subscribe to this blog and receive notifications of new posts by email.

Diğer 1.440 takipçiye katılın

Blog Stats

  • 77,368 hits

%d blogcu bunu beğendi: